İbn Haldun Üniversitesi

“Dünyanın yuvarlak olduğunu Müslüman bilim insanları keşfetti”

İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, Esenler Kadir Topbaş Kültür Merkezi’nde İbn Haldun’un Mukaddime isimli eserinden yaptığı okumalarla gerçekleştirdiği “Mukaddime Okumaları”nın beşinci dersinde coğrafyanın insan psikolojisine ve sosyolojiye olan etkilerini anlattı.

Prof. Şentürk, Mukaddime eserindeki anlatımlara göre, dünyanın yuvarlak olduğunu Müslüman bilim insanlarının keşfettiğini belirtti. İbn Haldun’un bundan altı asır önce, filozofların kitaplarına atıf yaparak, “yeryüzü küre şeklindedir” dediğini aktaran Prof. Şentürk,” Bunu Müslüman filozofların daha önceden söylediğini aktarıyor. Demek ki dünyanın yuvarlak olduğunu o tarihten çok önce biliyorlardı. Buradan anlıyoruz ki dünyanın yuvarlak olduğunu Batılılar keşfetmemişlerdir, Müslümanlar bunu zaten biliyorlardı. Bunun yanında Mukaddime’de ‘Her şey ağırlığı nispetinde yeryüzüne çekilir.’ deniliyor. Bu da yer çekimi kanunun o dönemde İbn Haldun tarafından ifade edilişidir.” diye konuştu.

Bir toplumun gelişiminde coğrafyanın ve suyun çok önemli etkisi olduğunu aktaran Prof. Şentürk, eski medeniyetlerin genellikle nehirlerin etrafında kurulduğunu hatırlattı. Coğrafyanın medeniyetin inşasının en önemli şartlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Şentürk sözlerine şöyle devam etti: “Günümüzde doğal kaynaklar kirlenmekte olduğu için su büyük önem taşımaktadır. Geleceğin en kıymetli ve stratejik ürünü su olacak ve geleceğin savaşları su yüzünden çıkacaktır. Suyu kim kontrol ediyorsa stratejiyi de o belirler. Su, petrolden daha önemlidir zira petrol olmadan insan yaşayabilir ama su olmadan yaşayamaz. Ülkemizde şükürler olsun ki su kaynaklarıyla ilgili problem yok. Coğrafya da ülkelerin ekonomi ve siyasi stratejilerine tesir eden önemli faktörlerdendir. Türkiye’nin coğrafi konumu da bu yönden stratejik önem arz etmektedir.”

“Coğrafya, insan sağlığına ve karakterine tesir eder”

Prof. Şentürk, Mukaddime eserine göre iklimin toplumun ahlakına ve insan mizacına tesiri olduğunu belirterek, Afrikalı insanların tabiatlarında genel olarak neşeye ve eğlenceye düşkünlük görüldüğünü belirterek, bunun sebebinin de bu bölgenin iklim ve coğrafya açısından daha rahat olmasına bağlı olduğunu söyledi. Dünyanın bazı bölgelerinin bolluk, bazı bölgelerinin ise kıtlık içinde olduğuna vurgu yapan Prof. Şentürk, çöllerde kıtlık içinde yaşayan insanların, bolluk içinde yaşayanlara göre ahlaklarının daha iyi olduğunu belirtti. Prof. Şentürk, “Çok gıda ve içecek insan bedeninde fuzuli sıvılar üretir, bu da insan vücudundaki dengeleri bozar. İnsan vücudunda belli bir miktarda yağ ve enzimler olması lazım, fazla olduğunda insanın dengesi bozulur, cildinin rengi bozulur ve şişmanlığından dolayı insan bedeninin şekli de bozulur.” dedi.

Bolluğun insanlar için her zaman müspet sonuçlar getirmemek gibi paradoksal bir tarafı olduğunu vurgulayan Prof. Şentürk,  “Zira çok yemek insanların beden ve zihin sağlıklarını olumsuz etkiler. Açlık ise insan için şifa kaynağı olabilir, oruç ibadetinin bir hikmeti de budur. Bu hakikatleri birer ders olarak görmeli ve az yiyerek, az konuşarak bolluğun menfi tesirlerinden korunmalıyız.” diye konuştu.