İbn Haldun Üniversitesi

Enis Doko, Ötegezegenler ve Dünya Dışı Yaşam Arayışı Üzerine Konuştu

İbn Haldun Üniversitesinde Kolokyum ve Rektör Çayı etkinlikleri devam ediyor. 7 Aralık 2018 Cuma günü üçüncüsü gerçekleştirilen Kolokyum’da, Felsefe Bölümü öğretim üyemiz Dr. Enis Doko bir sunum yaptı.

Ötegezegenler ve Dünya dışı yaşam arayışı üzerine konuşan Doko, sunumuna evrende başka akıllı canlılar olduğunu inanan kozmik çoğulculuk görüşünü tanımlamakla başladı. Kozmik çoğulculuğun, dünyada reenkarnasyona vurgu yapan uzak doğu dinleri ve Hristiyanlıkta Tanrı’nın kişiliklerinden biri olan İsa’nın insan olduğu, dolayısı ile insanlığın özel olduğu görüşleri ile çeliştiğine dikkat çeken Doko, İslam’ın benzer bir sorunla karşı karşıya olmadığını belirtti. Görüşünü temellendirmek için Kuran’dan 42- Şura 29, 16-Nahl 49, 65-Talak 12, 17-İsra 70 gibi ayetlere ve bazı hadislere atıf yaptıktan sonra, İslam geleneğinde İbn Abbas, Muhammed El-Bakır, Fahreddin Razi, Uluğ Bey, Yusuf Ali, Mevdudi, Muhammed Esed gibi bazı düşünürlerin kozmik çoğulculuğu savunduğunu belirtti.

Medeniyetleri enerji kullanımına göre sınıflandıran Kardaşev ölçeğini tanımlayan Doko, insanlığın şu aşamada gezegeninin bütün enerji kaynaklarına hükmedemeyen 0. Tür bir medeniyet olduğunu belirtti. 100-200 yıl içinde gezegende tüm enerjiyi kontrol edecek olan insanlığın 1. Tür medeniyet olacağını ve bu aşamada Dünya gezegeninin dışına çıkması gerekeceğini söyledi. Birkaç bin yılda ise Güneşimizin enerjisini tamamen kontrol edebilen 2. Tür bir medeniyet olacağımızı tahmin edildiğini, bu aşamadan sonra da Güneş Sistemi’nin dışında çıkacağımızı belirtti. Son olarak ise bütün bir galaksinin enerjisini kontrol eden 2. Tür medeniyetlerin mümkün olduğuna dikkat çekip, insanlığın, var olmaya devam ederse, 100.000 ila bir milyon yıl sonra bu tür bir medeniyet olabileceğini söyledi.

Güneş Sistemi’nde Akıllı Yaşam Yok ama Bakteriyel Yaşam Mümkün

Uzayın büyüklüğünü ve Dünya’nın ondaki konumunu çeşitli görsellerle vurguladıktan ve 350 milyar galaksi, 30 trilyon yıldız olduğunu belirttikten sonra, Enis Doko, Güneş Sistemi’nde Dünya dışı yaşam imkanlarını ele aldı. Akıllı yaşam olmadığını tespit ettiğimizi, ancak bakteriyel yaşamın birkaç yerde mümkün olduğunu söyledi. Mars’ta geçmişte denizler olduğuna, günümüzde de su olduğuna dikkat çeken Doko, burada geçmişte ya da şimdi bakteriyel yaşam olabileceğini söyledi. Mars’tan kopup Antartika’ya düşen bir meteorun içinde bakteri fosilleri bulunmuş olabileceğini ve Mars’ta devamlı yenilenen metan gazının olmasının, burada bakteriyel bir yaşamın var olabileceği yönünde işaretler olabileceğini belirtti. Venüs atmosferinde, Jüpiter’in uydusu Europa’nın kalın buz tabakasının altındaki 100 km derinliğe sahip okyanusta ve metan yağmurları ile metan göllerine sahip Satürn’ün uydusunda da bakteriyel ya da basit çok hücreli yaşam olabileceğinden bahsetti.

Gezegenlerde Akıllı Yaşam Elektromanyetik Dalgalarla Ya Da Yaydıkları İnfraruj Radyasyonla Tespit Edilebilir

Ötegezegenler diğer yıldızlar etrafındaki gezegenlerdir. 1 Ocak 2019’a kadar 3.946 ötegezegen keşfedildiğini belirten Doko, her yıldız başına ortalama bir gezegen düştüğünü, Güneş’e benzer her beş gezegenden birinin yaşama müsait olduğunu belirtti. Bu da galaksimizde 10 milyar, cüce yıldızları da katarsak 40 milyar gezegen olduğu anlamına geliyor. Bu gezegenlerde akıllı yaşamın elektromanyetik dalgalarla ya da çok gelişmişlerse yaydıkları infraruj radyasyonla tespit edilebileceğini söyleyen Doko, şimdiye kadar tartışmalı birkaç dalga yakalansa da, uzayı dinlememizin bize akıllı canlılarla ilgili bir ipucu vermediğini belirtti. Diğer tarafta infrared gözlemlerinin 3. Tür bir medeniyet olmadığını gösterdiğini, ancak 17 tane 2. Tür medeniyete işaret bulunduğunu söyledi.

İlk Dolar Trilyoneri Asteroidlerdeki Madenleri İşleyecek Şirketler Olacak

Doko, dünyamıza en yakın yaşanılabilir ötegezegenin 4.2 ışık yılı uzaktaki Proxima b olduğunu belirtti. Buraya Rus milyarder Yuri Miller’in girişimi olan Project Starshat’ın göndereceği avuç içine sığan ve ışık hızının 5’te 1’i hızda giden uyduların gönderilebileceği 35-40 yıl içinde, burada yaşam olup olmadığını öğrenebileceğimizi belirtti.

Doko konuşmasını ilk dolar trilyonerinin asteroidlerdeki madenleri işleyecek şirketlerin olacağını, büyük güçler ve şirketlerin buna odaklandığını belirterek bitirdi. Türkiye’nin bu yıl uzay ajansı kurmasının bu yarışa katılma adına önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Sunumunu görseller ve çeşitli uzay araçlarının uzayda çektikleri resimlerle zenginleştiren Dr. Enis Doko’nun konuşması ilgiyle takip edildi.

Kolokyumlar Hakkında

Her ayın ilk Cuma’sı düzenlenen ve sadece akademik kadromuzun katıldığı Kolokyum ve Rektör Çayı Serisi ile; samimi bir ortamda tüm öğretim üyelerimizin ve araştırma görevlilerimizin bir araya gelip kaynaşması, Üniversitemizle ilgili gelişmelerin paylaşılması, üniversite içi akademik tartışma ortamı oluşturulması ve her ay belirli konular etrafında birer öğretim üyemizin sunum yapması hedefleniyor.

İbn Haldun Üniversitesinde Kolokyum ve Rektör Çayı etkinliği, 1 Şubat Cuma günü Sosyoloji Bölümü öğretim üyemiz Dr. Mehmet Özay’ın “Açe-Türkiye İlişkilerinin Yerel Kaynaklar Bağlamında Yeniden Değerlendirilmesi” konulu sunumuyla devam edecek.