İbn Haldun Üniversitesi

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi, Değerli İsimlerin Katılımıyla Devam Ediyor

İbn Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl 2.si düzenlenen “Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi” Grand Sheraton İstanbul Ataşehir’de devam ediyor. 3 Ağustos Cuma akşamı İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Başkan Vekili Bilal Erdoğan ve Rektör Prof. Dr. Recep Şentürk’ün açılış konuşmalarıyla başlayan Zirve, öğrencileri ve aileleri sosyal bilimler alanında bilgilendirme, sosyal bilimlerin dallarını ve bölümler arasındaki farkları uygulamalı olarak anlatma ve öğrencilere vizyon ve motivasyon kazandırma amacıyla düzenleniyor. Zirve katılımcısı öğrenciler, iş dünyasının önde gelen isimlerinin tecrübelerini dinleyip, merak ettiklerini sorma fırsatı yakalayabiliyor, gelecekte çalışmayı düşündükleri iş alanlarında tecrübe sahibi insanlarla tanışıp, istişare edebiliyorlar.

Tercih Aşamasındaki Bin Öğrencinin Katıldığı Bir Zirve

İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Başkan Vekili Bilal Erdoğan, Zirve’nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de sosyal bilimlerin yeniden hatırlanması, sosyal bilimlerin ülkenin geleceği için öneminin gençler tarafından karşılık bulması için üniversitenin önemli bir misyon ifa etmesi gerektiğini düşündüklerini belirtti.

Tercihlerin yapıldığı, öğrencilerin önemli kararlarını verdiği bu dönemde, öğrencilerin alanında uzman isimlerle, akademisyenlerle, kanaat önderleriyle atölyeler ve seminerlerde buluşacağını anlatan Erdoğan, şunları aktardı: “Yıl boyunca üniversitemizin, Türkiye’nin dört bir yanındaki liselerde yaptığı tanıtım faaliyetlerinde tanıştığı öğrencileri davet ettiği, yarısı İstanbul dışından yarısı İstanbul’dan yaklaşık bin öğrencinin katıldığı bir zirve olacak. Cumartesi ve pazar günü atölyeler ve stantlar merkezli 2 günlük programımız olacak. Atölyelerde hem sektörle ilgili sorular cevaplayan firma yetkilileri hem üniversitemizin hocaları hem de önemli şirket yöneticileri öğrencilerimizle buluşacak ve atölye düzeninde öğrencilerin ilgi alanına göre katıldığı çalışmalar yapılacak. Pazartesi günü asıl ana konuşmacıların yer alacağı programımız olacak. Hem bakanlarımız hem toplumun saygı duyduğu, itibarı olan figürlerin katılımı olacak.”

21. yüzyılda dünyanın nice çalkantılara gebe olduğunu aktaran Erdoğan; bunları düşünecek, değerlendirecek, yorumlayacak ve ülkemizin geleceğine yön verecek, hatta daha geniş anlamda gönül coğrafyamızın ve İslam ümmetinin geleceğine yön verecek akademisyenleri, fikir önderlerini yetiştirmek zorunda olduğumuzu belirterek konuşmasına şöyle devam etti: “İbn Haldun Üniversitesi’nin misyonu bu. Bunu yaparken hem Doğunun mefkure geçmişini bileceğiz hem Batıyı çok iyi tanıyacağız. Bunun için öğrencilerimizin mezun olmadan önce Türkçe dışında Arapça’yı ve İngilizce’yi konuşabiliyor, kullanabiliyor olmasını hedefliyoruz. Bu yönüyle de Türkiye’de farklı bir iddiaya kendimizi konumlandırdık. Şahsi inancım, ümidim, beklentim, rüyam şudur: Üniversitemizin mezunları, akademik kariyerlerinde yazdıkları kitaplarla öyle öğrenciler yetiştirecekler ki işte onların yetiştirdiği öğrenciler, 21. yüzyılın sonu gelmeden birçok belki çıkmaza açılımlar getirecek, dünyaya ümit verecek, dünyaya yeni bir mefkure aşılayabilecek entelektüeller olacak.”

“Öğrencilerin Bilinçli Şekilde Tercih Yapmalarını Sağlamak İstiyoruz”

İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk de zirvede sosyal bilimler alanına ilgi duyan, lise mezunu öğrencilerin 3 gün boyunca misafir edileceğini ve öğrencilerin farklı sosyal bilim dallarını, alanın en önde gelen uzmanları ve temsilcileriyle tanıma fırsatı bulacağını dile getirerek, “Zirveyi düzenleme maksadımız birinci planda sosyal bilimlere prestijini yeniden kazandırmak, sosyal bilimlerin önemini kamuoyuna ulaştırmak ve öğrencilerin de sosyal bilimleri diğer alanlardan daha değersiz gibi görmesinin düzeltilmesi.” diye konuştu.

İbn Haldun Üniversitesi’nin bir misyon üniversitesi olduğuna değinen Şentürk, şunları anlattı: “Biz 150 öğrenci alıyoruz, ama Zirve’ye bin öğrenci katılıyor. Sadece üniversitemize öğrenci kazandırmak değil, aynı zamanda ülke çapında özellikle öğrencilere yönelik olarak sosyal bilimler alanının önemini ortaya koymak, göstermek ve tercih yapacak öğrencilerin de bunu bilinçli şekilde yapmalarını sağlamak istiyoruz. Biz, tarih, işletme, iktisat okuyup başarılı olmuş insanları öğrencilerimizle buluşturarak, onların da bu alanlarda çalışma yaparak, başarılı bir kariyer sahibi olabileceğini ortaya koymaya çalışacağız.”

Şentürk, sosyal bilim alanını yenilemeyi ve o alanda paradigma değişikliğine öncülük yapmayı hedeflediklerini ifade ederek, “Biz, üniversitemizin şiarını fikri bağımsızlık olarak belirledik. Sosyal bilimler alanında, felsefede, tarihte, iktisatta, eğitimde, iletişimde fikri bağımsızlık sahibi olmazsak, batıdan ithal edilen fikirleri taklit ederek yolumuzu çizmeye çalışırsak, ülkemizin sorunlarını asla çözemeyiz. ‘Bizim sorunlarımıza çözüm getirecek sosyal bilimciler, bu toprakla, bu ülkeyle, bu medeniyetle, bu kültürle irtibatlı olan sosyal bilimciler olabilir’ yaklaşımından hareket ediyoruz. Bunu gerçekleştirebilmek için mukayeseli eğitim metodunu benimsiyoruz.” dedi.

“İbn Haldun Üniversitesi Öğrencilerine THY’de Kariyer Yolu Açıktır”

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nin ilk gününün konukları arasında Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, TRT Genel Müdür İbrahim Eren, yazar-düşünür Alev Alatlı ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mürteza Bedir de yer aldı.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, Zirve’de moderatörlüğünü İbn Haldun Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Şerife Genç İleri’nin yaptığı programda THY’de staj imkanlarına işaret ederek, “Bizde staj yapmak, bizde kariyer yapmak, geleceğini bizde yönlendirmek isteyen İbn Haldun Üniversitesi öğrencilerine THY’de kariyer yolu açıktır. THY ailesi sizleri bekliyor” dedi.

Kendi akademik hayatı hakkında da bilgiler veren Aycı, kendisinin teoriden ziyade pratiğe ve aksiyona yakın bir yapıda olduğunu söyledi: “Eğitim hayatında bize öğretilen en önemli şey analitik düşünmeydi. Soru sormayı ve sorgulamayı bilmekti. Verili hiçbir şeyi verili kabul etmeyip onu sorgulamak, onun bize sunulan versiyonundan daha farklı bir konfigürasyon üretebilir miyiz’ derken zihnimizi farklı alanlara da açık olup geliştirmeye, esnek olmaya, alıştırmaya başladık. Bulunduğunuz çevrede kıymetli akademisyenlerle ve kıymetli bir bilim yuvasında isen oradan aldığın eğitim ve formasyon hayata başladığında en önemli artı olur. Üniversite hayatı bizim kariyer planlamamızın başladığı yerdir. Sadece ders kitaplarına bağlı kalmayan, ders dışında kitaplar okuyup son derece sosyal bir öğrenciydim.”

Hayatta ilkeli olmanın önemini vurgulayan Aycı, şunları kaydetti: “Öğrencilik hayatımda önem verdiğim şeylerden birisi prensipli olmak, ilkeli, tutarlı, omurgalı olmaktı. Yaşadığım hayatta karşılaştığım tutarsızlıklar karşında kendi tutarlılığımı muhafaza etmekte çok zorlandım. Zaman zaman kendimizin bile çok istemememize rağmen tutarlılığımızın aşındığını gördüm. Bunlar vicdanen beni en çok yoran, en çok yaralayan, bir de entelektüel olarak bunların farkındaysan ve farkındalığın yüksekse en zor şeylerdir. Halay kırıklığına uğramayın. Hayatın içerisinde tam bir tutarlılık aramayın insanlarda ya da çevrenizde ya da olaylarda. Siz doğru insanlarla, doğru prensiplerle, doğru ilkelerle doğru yerde olun, gerisi gelir.”

“Biz sadece yolcu ve kadro taşımıyoruz. Biz bir bayrak taşıyoruz. Biz sancaktarlık yapıyoruz.”diye konuşan Aycı, havacılığın son yıllarda yapılan atılımlarla Türkiye’de geleceğin meslekleri arasında görüldüğünü ifade ederek, yakında başörtülü kadın pilotların da eğitimini tamamlamasının ardından göreve başlayacağını kaydetti.

TRT’nin Başarısında Toplumu Doğru Okumanın da Payı Var

Zirve kapsamında TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ile de bir söyleşi gerçekleştirildi. İbn Haldun Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hakkı Öcal’ın moderatörlüğünde gençlere meslek deneyimini anlatan ve sorularını yanıtlayan Eren, önümüzdeki dönemde TRT’nin hayata geçireceği büyük projeleri anlattı.

TRT’nin gençlere yatırım yaptığını anlatan Eren, “Medyada tekniğin yanında dönemin ruhunu okumanın da önemli olduğunu” söyledi. Eren, medyada başarının ipuçlarını da verdi. Medyada çalışmak isteyen gençlere, “yeniliklere açık olmayı ve insan psikolojisini unutmamalarını”nı tavsiye etti.

Eren, TRT’deki ilk projesi Diriliş dizisinin en çok izlenenlerden olmasında sosyal bilimlerin, yani toplumu doğru okumanın da izleri olduğunu söyledi.

“Bugün Günde En Az 14 Saat Okuyorum; Bu Merak, Dünya Denilen Gezegeni Elde Tutma Merakı”

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nin 4 Ağustos Cumartesi günü düzenlenen oturumlarından bir diğerinde de konuk Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve yazar-düşünür Alev Alatlı idi.

21. yüzyıl’ın zor bir yüzyıl olduğunu ifade eden Alatlı, dört bir yandan üstümüze gelindiğini söyledi: “Geldiğimiz noktada kendinizi kandırmaktan vazgeçip, yaptığınız işin en iyisini yapmak durumundasınız. Bu, ‘elimden geleni yapacağım’ değil, yapılması gerekeni yapmak. Arada fark var. ‘Elimden geleni yaparım’ iş değil, yapılması gerekeni yapmak önemli. ‘Elimden geleni yaptım.’ dediği zaman bizde biri, akan sular durur ve bu, hiçbir şey ifade etmez. Senin elinden gelmiyorsa, elinden geleni bulacaksın. Eğri oturup doğru konuşalım, ilahiyat fakülteleri, imam hatip liseleri dahil kopya çeken insanlarız. Doğru mu? Doğru. Allah’ın kelamında bile kopya çekildiğini ben biliyorum. Siz de biliyorsunuz, hiç kendimizi kandırmayalım. Ama bu olmayacak, böyle eğitim olmaz. Ahlakını filan bir tarafa koyuyorum, herkesin vicdanı, ahlaki tutumu kendine. Ama böyle bir sistemle öğrenmek mümkün değildir. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Büyük ziyan. Biz bunun çok kötü ödüyoruz. Ne yapıp yapıp bir kere kendinize hakim olmanız gerekiyor. Neyi öğreniyorsanız en iyisini öğrenmek…

Sosyal bilimler bir kültürü ayakta tutar, onun için sosyal bilimlerin özel bir yeri vardır, ama sosyal bilimler de laylaylom bilimler değildir, çok dikkatli üzerine gidilmesi gereken şeyler. Üniversiteler olarak biz ayrı, ama size de çok ciddi iş düşüyor.”

Çocukluğundan itibaren hep çok meraklı biri olduğunu, ders kitaplarını dersine girmeden okuyup bitirdiğini anlatan Alatlı, konuşmasına şöyle devam etti: “Hala bugün günde en az 14 saat okuyorum. Bu merak, dünya denilen gezegeni elde tutma merakı. Dünyayı yabancılamamak, içinde yaşayanıyla, fiziki nitelikleriyle oturtmak… Benim hep böyle bir merakım oldu. Şunu yadırgarım, ‘Uzaylılar geliyor’ falan diye söylerler. Hala üstünde durmadığımız bir şey var, biz uzaylıyız. Uzay bizsek, biz uzayın içinde bir gezegeniz. Eğer uzayın bir parçası olduğunuzu hissederseniz, o zaman üstünde oturduğumuz gezegen nasıl bir şeydir onu öğrenmeye çalışırsınız. Bunun için coğrafyayı bilmeniz gerekiyor. Türkiye’de yine eksik bıraktığımız şeylerden bir tanesi. Gezegenin üzerinde insanoğlu dolaşıyor, bu insanoğlu ne yapar, ne eder? Dolayısıyla tarih öğreniyorsunuz. Bir süreç geliyor, bu süreçte gerçekten gezegeni tutarsanız, o yabancılaşma duygusu gidiyor. O zaman bir de korkmaz oluyorsunuz, korkmuyorsunuz. İnsan, bilmediği şeyden korkuyor, bildiğiniz anda müthiş bir özgürlük duygusu oluyor. O özgürlük duygusuyla birlikte Allah’a yaklaşıyorsunuz. Özgürlükle bütünü yakalama meselesi, sanıyorum teslimiyetle ilgili, ama teslimiyet neye teslim olduğunuzun bilgisini istiyor.”

Alev Alatlı, Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nde gençlerin mezun olduktan sonra diplomalarının haklarını vermeleri gerektiğini belirten Alatlı, “Liyakatınızı gösterir olmalı bu diplomalar. Size tavsiyem şudur: Hocalarınızı sağın -hocalar affetsin ama ben kendim de dahil olduğum için rahat söylüyorum- hocalarınızı, inek sağar gibi sağacaksınız, bir tek gıdım kalmasın alamadığınız. 4 sene ömrünüzden veriyorsanız şayet, bunun karşılığını mutlaka ve mutlaka almaya çalışın ve alın.” dedi.

Zirve’nin İlk Gününde Sosyal Bilimlerde Çeşitli Alanlara Dönük 52 Sunum Gerçekleştirildi

4 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilen atölyelerde alanında uzman birçok akademisyen ve yazar da gençlere sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında sunumlar yaptılar. İktisat, İslami İlimler, İşletme, Karşılaştırmalı Edebiyat, Medya ve İletişim, Psikoloji, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Tarih ve Sosyoloji atölyelerinde 6 oturumda 52 sunum gerçekleştirildi.

21. Yüzyılda Dünyada Hemen Her Alanda Söyleyecek Sözü Olan Bir Disiplin: Psikoloji

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nin ikinci günü olan 5 Ağustos Pazar günü gerçekleştirilen sunumlardan biri de Yeşilay Başkanı ve İbn Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mücahit Öztürk’e aitti. “21. Yüzyılda Psikolog Olmak” üzerine konuşan Öztürk, Psikoloji’nin insanla ilgilenmeyi sevenlerin seçmesi gereken bir bölüm olduğunu belirterek, interdisipliner çalışabilmenin en uygun olduğu alanlardan birinin de yine Psikoloji olduğunu söyledi.

Psikoloji ilminde modern hayatla birlikte gerek nedenlere gerekse tedaviye yönelik çalışmaların çok arttığını belirten Öztürk, Psikoloji’nin  21. yüzyılda tüm dünyada politikadan askeriyeye, endüstriden aileye ve eğitime kadar hayatın her alanında geniş bir yelpazede söyleyecek sözü olan, bu arada çözüm de üretmek zorunda olan bir alan haline geldiğini söyledi.

İnsanla ilgilenmek zor gibi gelse de aslında çözüme ulaştığınızdaki hazzın diğer hiçbir bilim dalında olmadığını belirten Mücahit Öztürk, sosyal bilimlerde ve özellikle psikoloji alanında başarılı olmanın mutlaka adanmışlık gerektirdiğini de sözlerine ekledi.

5 Ağustos’ta Prof. Dr. Ümit Meriç, Avukat Abdullah Demirhan söyleşileri ve diğer atölye sunumlarıyla devam edecek alan Zirve, 6 Ağustos Pazartesi günü de Prof, Dr. Mehmet İpşirli, Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hilmi Güler, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül gibi değerli isimleri ağırlayacak ve Rektörümüz Prof. Dr. Recep Şentürk, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu’nun kapanış konuşmalarıyla son bulacak.