İbn Haldun Üniversitesi

“Geleceğin Yıldızları için Karma Eserler Sergisi”nin kapanış yemeği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti

İbn Haldun Üniversitesi tarafından Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen “Geleceğin Yıldızları için Karma Eserler Sergisi”nin kapanış yemeği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleceğin Yıldızları için Karma Eserler Sergisi”ne öncülük eden İbn Haldun Üniversitesi yöneticilerine ve emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirterek, “Sergimizin, İbn Haldun Üniversitemizin eğitim-öğretim misyonuna destek olmanın yanında, medeniyet hazinemizin geleceğe taşınmasına da ciddi katkılar sağlayacağını düşünüyorum.” dedi. 

Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Hümeyra Şahin, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatmanur Altun ve çok sayıda iş adamı ve hayırsever katıldı.

Konuşmasına İbn Haldun Üniversitesi yöneticilerini  tebrik ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şahsi koleksiyonundaki 40 eserin sergilenmiş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, sergiye eser bağışlayarak, gençlerin eğitim ve öğretimine katkıda bulunan hayırsever ve koleksiyonerlere de öğrenciler adına teşekkür etti.

İbn Haldun Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Berktay’ın vakıf üniversitelerinin yeni finansman modeline ilişkin yaptığı sunuma atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en gözde, en önde gelen üniversitelerinden örneklerle bizim şu anda nerede olduğumuzu, nerelere ulaşmak için neler yapmamız gerektiği hususundaki yol gösterici sunum da her türlü takdirin üzerindedir.” şeklinde konuştu.

“Sergiden elde edilecek gelir sanat, kültür, edebiyat ve fikir hayatımıza yön verecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergiden elde edilecek gelirin üniversite bünyesinde sanat, kültür, edebiyat ve fikir dünyasına yön vereceğine dikkat çekerek, ” Bu şekilde yeni sanatçıların, yeni düşünce ve fikir insanlarının yetişmesine vesile olunacağına inanıyorum.” ifadesini kullandı. “Geleceğin Yıldızları İçin Karma Eserler Sergisi”ndeki eserlere bakarak Türk milletinin sahip olduğu sanat tasavvurunu ve kültür hazinesini görebilmenin mümkün olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sergide şahit olduğumuz göz alıcı güzellik, çeşitlilik ve incelik, millet olarak köklü birikimimizin sadece küçük bir yansımasıdır. Bu özellikler estetikle iç içe geçmiş, pratiklik, ihtişamla sadelik, asaletin hemen yanında yer alan tevazudur. Mimariden minyatüre, tezhipten ebruya, ağaç işçiliğinden oymacılığa kadar Türk İslam sanatlarının alameti farikası işte bu vasıflardır.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

“Müslümanlar sanatı ve ürettikleri sanat eserlerini hiçbir zaman kulluk vazifelerinin dışında, bir böbürlenme vesilesi olarak görmediler. Müslümanların gözünde sanat, kibrin değil, Allah’ın cemali karşısında duyulan heyecanın, haşmetin, hazzın ve lezzetin ifadesidir. Bizim inancımızda sanat kainattaki ilahi güzelliği arama, keşfetme yolculuğudur. Zira Allah yarattığı her şeyi en güzel biçimde yaratmış, sözün en güzelini indirmiş, Resul’nü güzel bir örnek olarak göndermiş, Zatına da güzel isimleriyle dua edilmesini istemiştir. Mevla aşkla yarattığı kainatı yine güzel isimleri ve sıfatlarıyla süslemiş, tezyin etmiş, hiçbir kusur olmayacak şekilde tekemmül ettirmiştir. İslam sanatını anlamlandırırken ihtiyacımız olan anahtar, kavram tecellidir. Peki tecelli nedir? Tecelli ilahi olanın hayata ve kainata yansımasıdır. Tecelli Allah’ın cemal sıfatının yarattıkları üzerindeki aksidir. Bizde sanatçı Allah’ın lütfuyla bu aksi görebilen ve onu şekle, biçime, forma dökebilen kişidir.”

“Milletimizi de kendileri gibi kara cahil sanıyorlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Osmanlının her daim sanatla iç içe yaşadığına dikkat çekerek, Türkiye’de ideolojik bağnazlıklara sahip bazı kesimlerin, Osmanlı dönemini olduğundan farklı göstermeye çalıştığını belirterek, “Buradaki pek çok eserde gördüğümüz gibi eski toplumlarda sanat, hayatın bizatihi içinde var olan bir süreçtir. Ülkemizde maalesef saplantılarının esiri olmuş bir kesim, Osmanlı dönemini bu açıdan olduğundan farklı göstermeye çalışıyor. Bu çevreler özelde Osmanlının, genelde de İslam toplumlarının sanata ve sanatçıya kıymet vermediğini iddia ediyorlar. Ana muhalefetin başındaki zat gibi, zaman zaman Osmanlıyı eleştireceğim diye iftiralara sarılan, cehaletlerini ifşa edenlere rastlıyoruz. Bunlar da söz tarih ve medeniyet meselesine gelince ideolojik bağnazlıklarını ortaya döküyorlar. Milletimizi de kendileri gibi kara cahil sanıyorlar. Tarihlerinden bihaber oldukları için, sanat ve sanatçıya değer noktasında referans olarak sürekli Batıyı, Batılı ülkeleri gösteriyorlar. Oysa gerçek, marjinal ideolojilerin ve at gözlüğünden bakan bu çevrelerin yansıtmaya çalıştığından tamamen farklıdır. Gerek Peygamber Efendimiz, gerek İslam devletleri, gerekse ecdadımız sanat ehline büyük ihtimam göstermiştir.” diye konuştu.

Son iki asırda ülkenin kendi bünyesinden ve dışarıdan kaynaklanan sıkıntılar sebebiyle bir gerileme dönemi yaşadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi değerlerimizden beslenen, karakterimizi yansıtan özgün eserler üretmede maalesef başarılı olamadık. Bizler ecdadın sahip olduğu sükunet ve dinginliğe uzun yıllar hasret kaldık. Bir de buna tek parti yıllarının o tepeden inmeci, baskıcı politikalarının kültür ve sanat hayatımızı çoraklaştırması da eklendi.” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sanayide, dış ticarette, yatırımlarda, ekonomik büyümede 2023, 2053 ve 2071 vizyonu olduğu gibi, kültür ve sanat alanında da ideal ve hedefleri olmasının gerektiğine dikkat çekerek, “Türkiye maddi anlamda büyürken, kültürel alanda da bir şahlanışın, yeniden dirilişin içine girmektedir.” ifadelerini kullandı.

Sanatçıların ecdat mirasını yok sayan ve hor gören anlayışı bir tarafa koyarak, kadim geleneği gelecekle buluşturmanın yollarını araması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz birbirimize düşman nazarıyla bakmayacağız, birbirimizin mütemmimi olarak bakacağız. Devletimizle beraber, üniversitelerimiz ve iş dünyamızın da sanatçılara destek olması, onlara sahip çıkması büyük önem arz ediyor. Sanatta eğitimi birleştiren İbn Haldun Üniversitemizin düzenlediği Karma Eserler Sergisi işte bu yönde atılmış çok çok önemli bir adımıdır. Bu proje Batı ülkelerinde başarılı örneklerine sıkça rastladığımız, eğitim hayırseverliğinin aynı mecrada ülkemize adapte edilmesini istiyoruz.” dedi.

“Gelin imkanlarınızla yeni Türkiye’nin inşasına bir tuğla da siz koyun”

İbn Haldun Üniversitesinin bu çalışmasının diğer kurumlara da örnek olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamlarına da çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesile ile ben buradan varlıklı, yürekli, cömert ve geniş ufuklu insanlarımıza bir çağrıda bulunuyorum. Gelin ülkemizin eğitim öğretim ve kültür alanındaki yükselişine siz de madden, manen destek olun. Gelin imkanlarınızla yeni Türkiye’nin inşasına bir tuğla da siz koyun. İnşallah devlet, millet el ele vererek, milletimizi her alanda çok daha parlak, çok daha aydınlık günlere taşıyacağımıza inanıyorum.” şeklinde konuştu.

Mütevelli Heyeti Başkanı İrfan Gündüz ise İbn Haldun Üniversitesinin yaygın değil, sadece sosyal bilimler alanına yönelmiş butik bir üniversite olduğunu söyledi. Prof. Gündüz, “Bizim medeniyetimiz paylaşma ve dayanışma medeniyetidir. İbn Haldun Üniversitesinin ortaya çıkmasındaki esas gerekçelerden bir tanesi bu. Kendi medeniyet değerlerimizi yeniden diriltmek. Bugüne basarak ve geleceğe bakarak yürümek.” ifadelerinde bulundu.

“İbn Haldun Üniversitesi dünyaya yeni bir soluk getirecek”

Kapanış yemeğinde konuşan mütevelli heyeti başkan vekili Necmeddin Bilal Erdoğan da, İbn Haldun Üniversitesinin iddialı bir yolculuğa çıktığına dikkat çekerek, “İbn Haldun Üniversitesi hedefleri ve vizyonu ile Türkiye’de ve dünyada eşi olmayan bir üniversite olmayı hedefliyor ve bu açıdan dünyaya yeni bir soluk getirecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsi koleksiyonundan eserlerle sergiye yaptığı katkıdan dolayı teşekkür eden İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk ise, “İsminin bahsedilmesini istemeyen çeşitli koleksiyonerler ve sanatçılar da bu sergiye eserlerini bağışladı, onlara da ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.” dedi. Serginin düzenlenmesinin 2 nedeni olduğunu ifade eden Şentürk, “Birincisi, bizim klasik Türk ve İslam sanatlarını daha fazla tanıtmak, ikincisi de bu vesileyle üniversitemize destek sağlamak.” şeklinde konuştu.

İbn Haldun Üniversitesi Tarih bölümü başkanı Prof. Dr. Halil Berktay ise, vakıf üniversitelerinin yeni finansman modeline ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Berktay, dünyada, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nde vakıf üniversitelerinde uygulanan finansman modelini örneklerle anlattı.

Osmanlı döneminde bugün için ABD’deki vakıf üniversitelerinde kullanılan finansman modelinin uygulandığına dikkat çeken Prof. Berktay, Harvard, Yale, Princeton gibi dünyaca ünlü üniversitelerin bu yöntemi kullandığını ve büyüdüklerini belirtti. Prof. Berktay, Osmanlıda uygulanan bu modelin günümüze nasıl uyarlanabileceği hakkında değerlendirmelerde de bulundu.