İbn Haldun Üniversitesi

Hakkı Öcal, Yeni Medyada Yalan İçerikler Üzerine Konuştu

Başakşehir ve çevresindeki orta öğretim kurumlarından başarılı öğrencileri Üniversitemizde ağırladığımız İbn Haldun Konferansları’nın ikincisinde, Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyemiz Dr. Hakkı Öcal, “Yeni Medyada Nasıl Yalan Söylenir” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.

6 Mart 2019 Çarşamba günü Mukaddime Salonu’nda gerçekleşen konferansta Öcal sosyal medyayı kullanım alışkanlıklarımızdan bahsederken, sosyal medyada yalanın üretilmesine ve nasıl yayıldığına dair aydınlatıcı bilgiler de verdi.

“Aslında bu mecraların doğru isimlendirilişi ‘sosyal ağ’ şeklindedir, oraya koyduğunuz şey ise ‘medya’dır fakat dilimize ‘sosyal medya’ olarak yerleşmiş” hatırlatmasıyla sözlerine başlayan Hakkı Öcal, sosyal medyaya çabuk alıştığımızı, hepimizin hayatında sosyal ağdan bir şeyler olduğunu belirterek, sosyal medyayı kullanma alışkanlıklarımızda duyulma, görülme arzusunun önemli bir etken olduğunu söyledi.

“Sosyal Medya Bize Aradığımız Güveni Veriyor”

Sosyal medyada aslında herkesin yalan söylediğini kaydeden Öcal, yalan içeriğin oranının son yapılan araştırmalara göre %60’lara dayandığı bilgisini verdi. Bu yalan içeriğin daha çok kendimiz hakkında yalanlardan meydana geldiğini belirten Hakkı Öcal, “niye yalan söylüyoruz” hususunda şunları söyledi: “İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bu yüzden bir toplum içinde yaşamak mecburiyetindeyiz. Dahası, daima bir gruba ait olmak isteriz. Yine bir başka özelliğimiz, inanan ve güvenen varlıklar olmamız… İlla birine inanmak, dayanmak ihtiyacı duyuyor, böylece kendimize emniyetli bir alan oluşturmuş oluyoruz. Sosyal medya da bize aradığımız bu güveni veriyor. Bize yalan söyleyeni esasında bu kötülüğe teşvik eden şey, bizim inanan ve güvenen bir varlık oluşumuz, yani ‘iyi’ tarafımız… Dolayısıyla bizim iyiliğimiz karşımızdakini kötülüğe teşvik ediyor.

İkinci önemli konu, küçüklükten itibaren insanın sürekli başkalarıyla mukayese edilmesi. Bu durum bizi de sürekli kıyas yapar hale getiriyor ve yalancılığa sevk ediyor. Biz bu kıyaslamaları en çok sosyal medyada yapıyoruz.”

Haber Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken 3 Kural

Uzun yıllar boyunca ulusal ve uluslararası önemli medya kuruluşlarında gazetecilik ve yazarlık da yapan Hakkı Öcal, haber yazarken dikkat edilmesi gereken 3 kural olduğunu fakat son yıllarda bu kuralların özellikle internet ortamında kısmen ya da tamamen göz ardı edildiğini belirtti. Bu kuralları (1) iki kaynak (2) doğrulatma (3) dengeleme şeklinde sıralayan Öcal, “bunlara bugün en kötü gazeteler bile itibar etmeye çalışırken internet ortamında bunu yapmıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Yalan Haberden Nasıl Korunuruz?

Peki, yalan haberden nasıl korunuruz? Gençlere farkındalık kazandırmak adına tavsiyelerine devam eden Hakkı Öcal, “Başlıkla yetinmeyin, metni okuyun. Metinde kaynak veriliyor mu, dikkat edin. Kaynak veriliyorsa kaynağa gidin. Haberi yayınlanan medya organının taraflı yayınlarıyla tanınan bir kuruluş olduğu olmadığını tayin edin. Haber metninde bilgi mi var, yorum mu var? Bu da önemli bir ayraç. Bilgi-yorum ayrımını yapma alışkanlığı edinirseniz, yalan haber tuzağına sık düşmezsiniz.” dedi. Hakkı Öcal, haberin içinde bağımsız bir uzman görüşünün olup olmamasının da haberin kalitesi ve niteliği açısından oldukça belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.

İbn Haldun Konferansları’nda Sosyal Bilimlere Dair Merak Edilenler Yanıt Buluyor

Alanında uzman konuşmacıların katılımıyla başarılı lise öğrencilerine yönelik düzenlediğimiz İbn Haldun Konferansları’nda, psikolojiden uluslararası ilişkilere, sosyolojiden din bilimlerine, iktisattan hukuka sosyal bilimlerin hemen her alanına dair bilgilendirmeler yapılıyor, sosyal bilimlere dair merak edilenler cevaplarını buluyor.

Konferansların ilkinde, Rektörümüz Prof. Dr. Recep Şentürk, “Sosyal Bilimci: Deney Tüpünün İçindeki Gözlemci” başlıklı bir konuşma gerçekleştirmişti. İkinci konferansta ise Felsefe Bölümü öğretim üyemiz Dr. Enis Doko, “Yapay Zeka Çağında Sosyal Bilimlerin Geleceği”ni anlatmıştı.