İbn Haldun Üniversitesi

Kahveci ve Özel, Hafızlık Sürecinde Ebeveynlerin Rolü Üzerine Konuştular

İbn Haldun Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyeleri Dr. İhsan Kahveci ve Dr. Ahmet Murat Özel, 28 Kasım 2018 Çarşamba günü Başakşehir Akif İnan Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde “Hafızlık Eğitimi Sürecinde Anne ve Babaların Rolü” başlıklı bir seminer verdi. Seminer, imam hatipli öğrenciler ve aileleri ile öğretmenler tarafından ilgiyle takip edildi.

Hafızlığa Yönelmek, Dindarlığın Üst Seviyesine Talip Olmaktır

Seminerin ilk konuşmacısı Dr. İhsan Kahveci, öncelikle günümüzde yeni yeni uygulamaya konulan ortaokulla birlikte hafızlık projelerinin kendilerini de heyecanlandırdığını belirterek, hafızlığın ve hafızlıkta niyetin önemli olduğuna vurgu yaptı. Hafızlığın zorunlu bir eğitim olmadığını ancak buna rağmen hafızlığa yönelmenin dindarlığın üst seviyesine talip olmak anlamı taşıdığını belirtti.

Kahveci, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Hafızlığın amaçlarından biri Kur’an’a daha fazla vakıf olmaktır. Ancak Kur’an’ı bilmenin, biri lafız, diğeri mana olmak üzere iki boyutu var. Hafızlıkla lafız boyutu, hafızlıktan sonraki Arapça ve İslami İlimler gibi ilimlerin tahsili ile de mana boyutu kavranmış oluyor. Bunların yanı sıra öğrenilen bilgilerin hayata yansıtılması da büyük önem arz etmektedir.”

Ezberle Yetinip Anlamı Dikkate Almamak Olmaz

Kur’an’ın öğrenim ve öğretimine ilişkin Hz. Peygamber’in teşvik mahiyetindeki sözlerine de temas eden Kahveci; “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir”, “Okuyana, Kur’an’ın her bir harfi için on sevap yazılır” mealindeki hadisleri hatırlatarak, bu ve benzeri teşviklerin Müslümanlarda Kur’an ezberine yönelik bir rağbet oluşturduğuna, ancak diğer taraftan ezberle yetinip anlamı dikkate almayan ve Kur’an’ın ilkelerine aykırı davrananlar için de Kur’an’da ikazlar bulunduğuna değindi.

Dr. İhsan Kahveci, çocuğun hafızlık eğitimi vesilesiyle ödüllendirilmesi önem arz etmekle birlikte bu konuda ölçülü olunması gerektiğine, ödüllendirmede aşırıya kaçılması halinde bunun çocuğun ahlakı üzerinde olumsuz etki yapabileceğine işaret etti. Kahveci, velilerin hafızlık eğitimi sürecinde sabır gösterip çocukları için her türlü fedakarlığı göze almalarının önemli olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Evde Hafızlık Eğitimine Uygun Bir İklim Oluşturulmalı

“Hafızlık Eğitimi Sürecinde Anne ve Babaların Rolü” konulu seminerin diğer konuşmacısı Dr. Ahmet Murat Özel ise hafızlıkta velilerin olur’u kadar çocukların istekli olmalarının, hafızlığa kendilerinin karar vermiş olmasının önemli olduğuna temas etti.

Velilerin bu süreçte çocuklarına yardımcı olmaları, işin sorumluluğunu sadece okula ve öğretmenlere bırakmayıp süreci takip etmeleri gerektiğini belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Velilerin vazifesi, bu dönemde çocuklara destek olmaktır. Çocuk şayet yurtta kalıyorsa yurdun şartları zaten çocuğa göre dizayn ediliyor. Ezberini yapıyor, dinleniyor, dersini arkadaşına dinletiyor, sabahın erken vaktinde kalkıp zinde olunan bu vakti değerlendiriyor. Bu kurgu hafızlık eğitimini kolaylaştırıyor. Şayet çocuk evde kalıyorsa iş biraz daha karmaşık hale geliyor ve velilere daha fazla iş düşüyor.

Biz hafızlık eğitimi sırasında yurtta kalıyorduk, ama evde kalıp kursa gelen çocuklar içerisinde gayet başarılı olan öğrenciler vardı. Onlar bu başarılarını evde oluşturulan hafızlık eğitimine uygun iklime borçlular. Örneğin, evde başarılı Kur’an okuma örneklerinin sürekli dinlenmesi, ailelerin çocukların eğitimi sırasında onlara bir anlamda eşlik etmesi, adeta onlarla birlikte eğitim kampına dahil olması, dikkat seviyesinin azaldığı bir dönemde telefon, internet gibi uyarıcılara karşı her ailenin kendine göre geliştirebileceği birtakım tedbirler almaları, ezber zamanlarında sessizliğin sağlanması, eve giriş çıkış trafiğinin mümkün mertebe ayarlanması, 1.5 -2 yıl sürecek bu maratonda onların yanında olduklarını göstererek moral ve motivasyon yönünden çocukları desteklemeleri. İşte evde bu iklimin kurgulanması gerekiyor.”

Ahmet Murat Özel, Kur’an etrafında oluşan kültürü eve taşıyarak ya da çocuğu o kültüre taşıyarak bu iklimin oluşturulmasının mümkün olduğunu belirterek, bunun aynı zamanda bir farkındalık ve Kur’an şuuru kazandıracağını da bazı örneklerle açıkladı: “Mesela birçok İslam ülkesinde insanlar her gün Kur’an dinliyorlar ve mutlaka okuyorlar. Çok dikkatimi çekmişti: Bir Filistinli kameraman, çekim sırasında kamera kapalı iken oturuyor ve iki sayfa Kur’an okuyor. Çekim başladığında tekrar kameranın başına geçiyor. Hatta şöyle bir olaya da rastladım: Çekim sırasında bu kameraman bir ara secdeye gitti. Önce şaşırdım, ama sonra anladım ki meğer secde ayetini okumuş, o yüzden secdeye gitmiş.”

Çocuğun Hafızlığa Kabiliyeti Olmadığı Anlaşılırsa…

Özel, kendi hayatından aktardığı birçok örnek üzerinden velilerin çocuklarıyla ilgili yapmaları gereken bazı hususlara temas etti. Bu kapsamda, kıraati güzel olan imam, müezzin veya benzeri şahsiyetlerin kıraat örneklerini dinlemek için Fatih, Sultanahmet, Süleymaniye gibi camilere gidilebilir. Yanı sıra gerek dış geziler gerekse evin içi öğrenciye göre tanzim edilerek onlara destek verilmeli; hatta zor fakat imkansız olmayan bir seçenek de çocukla birlikte bizzat ebeveynlerin ezber yapmalarıdır.

Diğer taraftan konuşmacı Özel’e göre, çocuğun psikolojisini iyi takip etmek, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşıldığında hafızlığın ne olduğunu bilen pedagog ve psikologlarla iletişime geçmek gerekir. Şayet çevresinin teşvik ve yönlendirmesiyle ezbere başlayan çocuğun, zaman içerisinde hafızlığa kabiliyeti olmadığı anlaşılırsa, çocuğu devam etmeye zorlamamak gerekir. Diğer bir ifadeyle çocuğun ezber yapamamasını bir inat, bir takıntı haline getirmemek gerekir.

Dr. Ahmet Murat Özel; motivasyon için teşvik ve takdirin çok önemli olduğunu, yapılan araştırmaların ortaya koyduğu üzere çocukların bedenen gelişmesini sağlayan sosyal etkinliklerin de bir gereklilik olduğu vurguladı. Velileri tebrik, öğrencileri takdir ederek konuşmasını sonlandırdı.