İbn Haldun Üniversitesi

Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Sürecinde Bağımsız Denetim Paneli Gerçekleştirildi

Yönetim Bilimleri Fakültemiz ve Borsa İstanbul iş birliğiyle düzenlenen ve “Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Sürecinde Bağımsız Denetim”in konuşulduğu 5. İş Dünyası Çalıştayı, 9 Nisan Salı günü İHÜ Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa K. Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla Borsa İstanbul Konferans Salonunda başladı.

“Bağımsız Denetim, Şirketlerin Çektirdiği Bir MR’a Benzetilebilir”

Prof. Yılmaz, şirketlerin kurumsallaşması yönünde son yıllarda çabaların arttığını, bu çalıştayın da söz konusu çabaya ışık tutacağını belirttiği konuşmasında, bağımsız denetimde finansal verilerle birlikte finansal olmayan verilere de bakıldığını hatırlattı. “Bağımsız denetim, şirketlerin büyüme sürecinde çektirdikleri bir MR’a benzetilebilir. Doğru zamanda bu MR’ı çektirmezlerse büyümede ciddî sıkıntılar yaşayabilirler” diyerek konuşmasına devam eden Yılmaz, ülkemizde yakın zamana kadar bağımsız denetim yaptıran şirketlerin sayısının 7500-8000’lere ulaşacağının tahmin edildiğini kaydetti. Yılmaz konuşmasını bağımsız denetimin aslında geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu söyleyerek noktaladı.

Çalıştayda Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gönen de bir açılış konuşması gerçekleştirdi. Borsa İstanbul olarak son birkaç yıldır sürdürülebilirlik endeksi uyguladıklarını, BIST-50’deki firmaların bu endeksten belirli bir reyting almaları gerektiğini söyleyerek, bu çalışmayı daha da genişletme yönünde çalışmalarına devam ettiklerini belirtti. Mehmet Gönen, borçtan çok ortaklığa dayanan bir finansal mimarinin daha sağlam olduğunu ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

“Bağımsız Denetçi Sadece Rakamları Yorumlamaz, Kurumsal Yönetimde Gördüğü Sorunları da Aktarır”

Çalıştayın ana konuşmacısı, Deloitte Denetim Hizmetleri Ortağı Selçuk Ürkmez idi. Ürkmez konuşmasında öncelikle denetim mesleğinde edindiği tecrübeleri paylaştı. Malî tabloların hazırlanmasının, hesap verebilirligin ilk büyük adımı olduğunu kaydeden Ürkmez, süreklilik için kurumsal yönetimin önemli olduğunu, yabancı yatırımcıların kurumsal yatırımın fazla olduğu yerde uzun süreli kalmayı düşündüğünü söyledi. Ürkmez, konuşmasında son 10 yılda ABD ve dünyanın diğer gelişmiş ülkelerindeki standart koyucuların bir araya gelmesiyle oldukça komplike bir şekilde uluslararası kurumsal denetim ve finansal raporlama standartlarının geliştirildiğini de sözlerine ekledi. “Bağımsız denetçi rakamları hazırlayıp yorumlamakla kalmıyor, kurumsal yönetimde gördüğü eksiklik ve sorunları da aktarıyor” diyen konuşmacı, ayrıca, bağımsız denetçiyle birlikte çalışmanın faydalarının, büyüyen ve uluslararası pazarlarda iş yapan şirketlerin kredi risk değerlendirmelerinde net bir şekilde görülebileceğini de ifade etti.

Bağımsız denetimin daha çok fayda sağlaması adına önerilerini de sıralayan Selçuk Ürkmez, bağımsız denetçilere gelecekte daha çok ihtiyaç duyulacağını kaydederek, bağımsız denetçi olmak isteyenlerin uluslararası komplike yapıya hakim olmanın yanında, muhasebeyi, iç kontrol yapısını ve temel hukuk kurallarını bilmesi, malî tablolardaki büyük datayı anlaması gibi uzmanlıklara sahip olması gerektiğinden bahsederek konuşmasını sonlandırdı.

“Bağımsız Denetim Artık Ciddi Bir Emniyet Subabı Haline Geldi”

“Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Sürecinde Bağımsız Denetim” temalı 5. İş Dünyası Çalıştayı, ilgili konunun yetkin paydaşlarının katıldığı panelle devam etti. İHÜ Yönetim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Aksoy’un oturum yöneticiliğini yaptığı panelde; CGS Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezinden Dr. Güler Manisalı Darman, Kamu Gözetimi Kurumundan Mehmet Şirin, Sabancı Holding’ten Fuat Öksüz, HLB International’dan Tahir Çınar ve Galatasaray Üniversitesinden Prof. Dr. Volkan Demir birer sunum yaptılar.

 

Prof. Dr. Tamer Aksoy panelde yaptığı konuşmada özellikle 2000’li yılların başında, yaşanmasında uluslararası bir bağımsız denetim şirketinin de pay sahibi olduğu Enron skandalının, bağımsız denetim noktasında dünyada bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Bu örnekten hareketle; işletmelerde muhasebe ve finansman departmanlarında üretilen bilginin karar alma süreçlerinde kullanıldığını, bu bilgilerdeki olası hataların, büyüklüklerine göre şirketleri olduğu kadar piyasayı ve hatta ülke ve dünya ekonomisini etkileyebileceğini belirten Prof. Aksoy, bunun doğal olarak güven kaybına yol açacağını da sözlerine ekledi. Son yıllarda ulusal standartlardan uluslararası standartlara geçişin hızlandığını belirten ve yönetim kurulları ile denetçilerin sorumluluklarının artırıldığını kaydeden Prof. Aksoy, “Bağımsız denetim artık ciddi bir emniyet subabı haline geldi” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

“Denetim Yaptırmayan Şirketlerin Finansal Tablolarını Devlet Dahi Bilmiyor”

Güler Manisalı Darman, “Yönetim kurullarının etkin ve verimli olması, kurumsal yönetimin odak noktasıdır” diyerek, daha çok halka açık olmayan şirketlerdeki kurumsal yönetim sürecinden bahsederken; Mehmet Şirin ise kamu gözetim sisteminin temel faydalarını ve dünyadaki kamu gözetim sistemlerinin ortak özelliklerini anlattı. Fuat Öksüz, “İlkeler, üst yönetim tarafından sahiplenilmez ve içselleştirilmezse, başarılı olması imkansız” sözlerini sarfederek, bağımsız denetim sürecinde şirkete düşenin gerekli altyapıyı sağlamak olduğunu, bağımsız denetçiye düşenin ise güvence sağlamak ve değer yaratmak olduğunu ekledi.

Tahir Çınar da sunumunda, zorunlu olmadıkça, şirketlerde bağımsız denetim yaptırmaya karşı güçlü bir direnç olduğunu kaydederek, denetim yaptıran şirketlerin azlığından hareketle “bağımsız denetçilerin, sadece denetim yaparak yaşaması pek mümkün gözükmüyor; bu noktada devreye kurumsal yönetim danışmanlığı giriyor” ifadelerini kullandı. Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Volkan Demir ise, kurumsal yönetim açısından riskin erken saptanmasının çok önemli olduğunu belirttiği konuşmasına şöyle devam etti: “Denetim yaptırmayan şirketlerin finansal tablolarını devlet dahi bilmiyor. KOBİ’ler buna örnektir. Bu kadar yoğun bir şekilde ‘big data’nın konuşulduğu bir ortamda, KOBİ’lerin finansal tablolarının olmaması, hangi birisinin neye ihtiyacı olduğunun bilinmemesi, ekonomimiz için ciddi bir handikaptır. Büyük, halka açık şirketlerde dahi finansal raporlama uzmanları istihdam edilmiyor. Dolayısıyla bizim acilen ülkemizde finansal raporlama uzmanlarının sayısını ve istihdamını artırmamız lazım.”

Verimli tartışmaların ve ufuk açıcı sunumların yapıldığı Çalıştay, katılımcılara hediye takdimiyle son buldu.