İbn Haldun Üniversitesi

MEDİT 2. Lisansüstü Öğrenci Konferansı ‘İnsan Olmak ve İnsanoğlu’ Temasıyla Gerçekleştirildi

İbn Haldun Üniversitesi Medeniyetler İttifakı Enstitüsü (MEDİT) tarafından bu sene ikincisi düzenlenen Lisansüstü Öğrenci Konferansı, 5-6 Nisan tarihlerinde Süleymaniye Yerleşkemizdeki Salis Medresesi’nde gerçekleştirildi. 2. Lisansüstü Öğrenci Konferansı’nda disiplinlerarası ve medeniyetler arası perspektiflerden “İnsan Olmak ve İnsanoğlu” temalı tebliğler sunuldu.

8 oturum halinde düzenlenen Lisansüstü Öğrenci Konferansı’nda MEDİT’te öğrenim gören yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin yanı sıra; Japonya’dan İngiltere’ye, Keşmir’den Fas’a ve Malezya’ya dünyanın farklı ülkelerinden 30 lisansüstü öğrencisi sunum yaptı.

Konferansın açılış konuşmalarını Rektörümüz Prof. Dr. Recep Şentürk ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. Hikmet Yaman gerçekleştirdi.

“Batı, Üniversite ve Diploma Sistemini İslam Dünyasından Aldı”

Prof. Dr. Recep Şentürk, konuşmasında öncelikle konferansa katılan öğrencilere teşekkür ederek, konferansın düzenlendiği Süleymaniye Külliyesi hakkında bilgiler verdi. Halen İbn Haldun Üniversitesi Süleymaniye Yerleşkesi olarak hizmet veren medreselerin Osmanlı ilim dünyasının en yüksek dereceli eğitim kurumları olduğunu hatırlatan Prof. Şentürk, bugün Süleymaniye Külliyesi’nde sadece medrese binalarının değil, geçmişimizden tevarüs ettiğimiz eğitim birikimimizin de tüm yönleriyle ihyasının Üniversitemiz için büyük bir gurur vesilesi olduğunu kaydetti.

Külliyenin aslında bugünkü üniversite sistemine karşılık geldiğini ve Batı’nın bu sistemi İslam dünyasından aldığını hatırlatan Prof. Şentürk, örneğin diplomanın İslam eğitim sistemindeki icazetten geldiğini fakat Batılıların bunu tahrif ederek uyguladıklarını sözlerine ekledi. Buna göre; icazet sisteminde “bildiklerini başkasına aktaramaz” kavramı vardır ve günümüzde bu kavram “eğitim formasyonu”na karşılık gelmektedir. Yani söz konusu formasyon olmadan öğretmenlik yapılamaz. Ayrıca icazet sisteminde silsile ve isnad vardır. İcazeti devlet veya bir kurum vermez, talebe icazeti bizzat hocasından alır. İcazetin üzerinde hocanın ismi vardır. Talebeye icazet vermekle hoca bir mesuliyet yüklenir.

Batı sisteminde ise icazeti önceleri bir kurumun yani Kilise’nin verdiğini aktaran Prof. Şentürk, sistem laikleştikten sonra bunu devletin vermeye başladığını, bu kurumsal sistemin bir nevi seri üretim gibi işlediğini ifade etti. Prof. Şentürk, Cambridge ve Oxford gibi Batı’nın köklü üniversitelerinin tarihi mekânlarını koruduğunu fakat eğitimlerinin tamamen pozitivist ve materyalist bir içeriğe bürünüp ruhunu kaybettiğini de sözlerine ekledi.

İnsanın “İnsan-ı Kâmil” Potansiyelinin Harekete Geçirilmesi

İcazet sisteminde hocadan talebeye aktarılanın sadece bilgi olmayıp, aynı zamanda bu bilginin tatbikatı olduğunu; ilmi edinip tatbikatı olmayana icazet verilmediğini söyleyen Prof. Şentürk, dolayısıyla İslam eğitim sisteminde eğitimin amacının “insan-ı kâmil” yetiştirmek olduğunu, bunun örneğinin ise Hz. Peygamber’de (sav) somutlaştığını kaydetti. Medeniyetimizde insan ve varlık tasavvurunun bütün ilim dallarını kapsadığını ve bu tasavvuru anlamlandıranın “insan nedir, ne için yaratılmıştır” sorusu olduğunu kaydeden Prof. Şentürk, İslami eğitim modelinin ise talim ve tezkiye üzerine konumlandırıldığını söyledi. Günümüzde sadece talim üzerine yoğunlaşıldığını fakat her ikisinin bir arada gözetilmesi gerektiğini ekleyen Prof. Dr. Recep Şentürk, İslami eğitim sisteminin, insanın “insan-ı kâmil” potansiyelinin tekrar harekete geçirilmesine dönük olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Hikmet ve Medeniyet Sahibi Olmak

Doç. Dr. Hikmet Yaman da yaptığı sunumda Hz. Muhammed’in (sav) tüm insanlığın önünde bir model olarak örnekliğinden bahsetti. Hz. Muhammed’in (sav) “Ya Rabbi, eşyanın hakikatini bana göster” hadis-i şerifinden hareketle ilmin eşyanın hakikatini öğrenmek maksadı taşıdığını ifade eden Doç. Yaman, bunun karanlıktan aydınlığa çıkmak, hikmet ve medeniyet sahibi olmak anlamına geldiğini de söyledi. Doç. Dr. Hikmet Yaman, sunumunu, hikmet anlayışının geleneksel İslam âlimleri ve filozoflarındaki yansımalarından örneklerle sürdürdü.

Kapanış Konuşmasını İbrahim Kalın Gerçekleştirdi

MEDİT 2. Lisansüstü Öğrenci Konferansı, açılış konuşmalarının ardından, “İnsan Olmak ve İnsanoğlu” teması etrafında “İslami Çalışmalar”, “Göç, Kriz ve Mobilizasyon”, “Metodlar, Metodolojiler ve Eleştiriler”, “Medeniyet ve Sömürgecilik Salınımlarında Çapraşık Modernite”, “Teoloji ve Felsefe Kavşağı”, “Osmanlı Tarihi”, “Estetik, Dilbilim ve Edebiyat Çalışmaları”, “Özgür İrade ve Determinizm Arasında İnsanlık” konularının tartışıldığı 8 panelle devam etti. (Konferansın program akışı için tıklayınız.)

MEDİT 2. Lisansüstü Öğrenci Konferansı’nın kapanış konuşmasını ise Dr. İbrahim Kalın gerçekleştirdi. Konuşmasında güzellik, ahlak ve bilgi kavramlarına değinen Kalın, modernite ve İslam düşüncesi çerçevesinde varlık ve etrafındaki temel sorulara dair cevap arayışından bahsetti.

2 gün boyunca dünyanın farklı noktalarından 30 lisansüstü öğrencisinin tebliğlerini sunduğu “İnsan Olmak ve İnsanoğlu” temalı 2. Lisansüstü Öğrenci Konferansı, katılımcılara berat ve hediyelerinin takdimiyle son buldu.