İbn Haldun Üniversitesi

Prof. Bulut: Çocuk istismarı bir halk sağlığı sorunudur

İbn Haldun Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sefa Bulut, Pamukkale Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından düzenlenen “Çocuk Cinsel İstismarı” konulu seminerde konuk konuşmacı olarak seminer verdi. Prof. Bulut, cinsel istismarın tüm kültürlerde ve tüm sosyal sınıflarda görülen ciddi bir sosyal sorun olduğunu belirterek, “Bu hatta bir halk sağlığı sorunudur.” dedi. 

Çocukluk dönemi cinsel istismar konusunu yaklaşık 20 yıldır araştırdığını belirten Prof. Bulut, konunun yaygınlık oranları açısından epidemik boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Prof. Bulut, “Çocuklara yönelik cinsel istismar bizim ülkemizde, ABD ve Avrupa ülkelerinden hiç de geri kalır durumda değil. Araştırmalar farklı oranlar verse de, kız çocuklarının yüzde 25’i, erkek çocukların ise yüzde 10’u istismar ve tacize maruz kalıyor. En çok risk altında oldukları yaşlar ise, ergenlik öncesi dönem olan, 9-10 yaşları, yani erinlik dönemi” diye konuştu.

Cinsel istismara maruz kalan çocuğun şaşkınlık, korku ve keder yaşadığını vurgulayan Prof. Bulut, çocukların yaşadıklarını anlamlandıramadıklarını ya da korktuklarından ve kendisine inanılmayacağı düşüncesiyle yaşadıklarını kimseye anlatmadıklarını belirtti. Prof. Bulut, “Cinsel istismar yabancılar tarafından yapıldığında bir kez olmakta, fakat aile bireyleri yada yakınlar tarafından olduğunda ise yıllarca sürebilmektedir. Birey ne kadar küçükse ve istismarcıya ne kadar yakınsa yıkımda o oranda güçlü olmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Cinsel istismar mağduru tedavi olmazsa istismarcı olabilir”

Prof. Bulut cinsel taciz ve istismarın bireylerde ciddi travmalara neden olduğuna da dikkat çekerek, istismar mağduru çocukların fiziksel, duygusal ve zihinsel açıdan normal çocuklar gibi gelişimini tamamlayamadığını söyledi. Mağdur çocukların ileri yaşlarda akademik başarılarında da ciddi düşüşler görüldüğünü anlatan Prof. Bulut, “Mağdur çocuklar ileri yıllarda da kişilik bölünmesi ve çözülmesi yaşayabilirler. Kendi cinsel kimliklerini kabul edememekte ve normal bir cinsel gelişim gösterememektedir. İlişkilerinde güvensiz ve çekingen olurlar. En tehlikeli olanı ise, mağdur çocuklar tedavi olmazsa kendileri de istismarcı olabilir” dedi.

Prof. Bulut, manevi değerlerden uzaklaşmanın, büyük şehirlerde yaşamanın, boşanma ve ailenin parçalanmasının, üvey anne-baba ile yaşamanın ve alkolizmin bu istismar oranlarındaki artışa katkıda bulunduğunu da vurguladı.

Cinsel istismarın önlenmesine birinci basamaktan başlanılması gerektiğini belirten Prof. Bulut, çocuklarla iletişim halinde olan veli, öğretmen, spor koçu, doktor, polis, avukat, savcı, hakim gibi meslek gruplarında olan herkesin bu konuda eğitilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Bulut çocuklara yönelik cinsel istismarın önlenmesinde atılacak en önemli adımın, çocuklara zorunlu olarak kendilerini nasıl koruyabilecekleri ve mahremiyet eğitimi verilmesi olduğunu kaydetti.