İbn Haldun Üniversitesi

“Sosyal medyanın demokrasi kültürünü geliştirdiğini söylemek, Big Brother’ı görmezden gelmektir”

İbn Haldun Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emin Babacan, demokrasi kavramının kendisi ile ilgili tartışmalar devam ederken, sosyal medya platformlarının hangi boyutlarda demokrasi kültürünü geliştirdiğini incelediği yazısında, “Bu ve daha birçok soruya ilişkin somut herhangi bir veri yokken, sosyal medyanın demokrasi kültürünü geliştirdiğini söylemek, “Big Brother”ı görmezden gelmek demektir” dedi.

Star gazetesinin fikir ve tartışma platformu olan Açık Görüş ekinde yayınlanan yazısında Doç. Babacan, son çeyrek yüzyılda dijital teknolojilerin, özellikle sosyal medya platformlarının yaygınlaşması ile birey ve topluma ilişkin hemen her kavramın anlam değişimine uğradığını belirtti.

Bireyin gerek moral ve psikolojik hinterlandında gerekse sosyalleşme, özgürlükler, demokrasi gibi toplumsal ölçekte ilişkili olduğu her şeyin yeni bir araca ve zemine transfer olduğuna vurgu yapan Doç. Babacan, “İletişim teknolojilerinin yeni formu olan sosyal medyada söz konusu bu transfer, aktüel bazı yeni tartışma alanlarını da açmış bulunuyor. Bu tartışmaların hiç kuşkusuz en önemli başlıklarından birisi, bizde henüz yeni olmakla birlikte, “bigdata” denilen büyük veri veya dijital ortamda üretilmiş olan sayısal veri meselesidir. Büyük veri, internet tabanlı bütün platformlarda kullanıcı pratiklerinin toplamından elde edilen sayısal veri olarak tanımlanabilir.” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Babacan, bir süredir fert ve toplum kaynaklı olması bakımından bireyin ürettiği dijital veri ve bu verinin yine bireyle ilgili boyutunda ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, sosyal medya platformlarının bedel olarak bireyden kendisini, emeğini ve mahremiyetini çaldığını kaydetti.

Doç. Babacan yazısını şöyle sürdürdü:

“Duygu, düşünce ve kararlarımızla içerik üreterek sosyal medyaya hayat vermemizi beklemektedirler. Bu isteklerini çoğunlukla bize rağmen, fakat bizim için yapmaktadırlar. Bunları bizden, daha çok özgürleşmemiz, herkesten ve her şeyden bağımsızlaşmamız, temel haklarımıza daha kolay ulaşmamız ve psikolojik tatmin elde etmemiz gibi iştah kabartıcı teklifler karşılığında istemektedirler. Hem de iletişim araçları etrafında, birey-toplum, iktidar-sermaye zemininde gerçekleşen yüzyıllık bir birikim olan medyanın ekonomi politiği tartışmalarına rağmen! İletişim araçlarının birey ve toplum zemininde önemli ölçüde sosyal sermaye kaybına neden olan araçlar olduğu tartışmalarına rağmen! Medyanın iktidar ve sermaye seçkinlerinin ideolojik araçları olarak işlev gördüğünü, aynı zamanda popüler kültürün, tüketim kültürünün üretim ve tüketiminin en önemli dolaşım aracı olduğuna ilişkin önemli bir literatürün varlığına rağmen!”

Doç. Dr. Mehmet Emin Babacan’ın, Star gazetesi Açık Görüş ekinde yayınlanan yazısının tamamını bu linkten okuyabilirsiniz.