İbn Haldun Üniversitesi

Süleymaniye Yerleşkemiz Törenle Açıldı

İbn Haldun Üniversitesi Süleymaniye Yerleşkesi, 3 Ekim 2018 Çarşamba günü Süleymaniye İmareti’nde düzenlenen törenle açıldı.

1550’de inşasına başlanan ve içerisinde bulunan yapıları peyderpey 10 senede tamamlanan Süleymaniye Külliyesi’nde yer alan Mülazimler Medresesi, Darulhadis, Darulkurra, Medrese-i Salis ve İmaret; 2018-2019 Akademik Yılı’ndan itibaren Üniversitemize bağlı Medeniyetler İttifakı Enstitüsü, İslami İlimler Fakültesi, İslami İlimler Enstitüsü ile Onur Programı’na ev sahipliği yapacak. Yüzyıllarca ilim tedris edilen Süleymaniye Medreselerinde yaklaşık 100 yıldır eğitim yapılamıyordu. Medreseler, İbn Haldun Üniversitesinin İslami ilimler alanındaki birçok çalışmasına mekan teşkil ederek, yapılış gayesine yeniden hizmet etmiş olacak.

Üniversitemizin tarihinde kıymetli bir hatıra olarak yer alacak olan ve yoğun bir katılımla gerçekleştirilen Süleymaniye Yerleşkesi Açılış Töreninde Rektörümüz Prof. Dr. Recep Şentürk, Mütevelli Heyeti Başkanımız Prof. Dr. İrfan Gündüz, Mütevelli Heyeti Başkan Vekilimiz Necmeddin Bilal Erdoğan, TÜRGEV Yönetim Kurulu Üyesi Esra Albayrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Mütevelli Heyeti Üyemiz Mevlüt Uysal, Başakşehir Belediye Başkanı ve Mütevelli Heyeti Üyemiz Yasin Kartoğlu, Fatih Belediye Başkanı Hasan Suver ve Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ile Üniversite hocalarımız ve öğrenciler hazır bulundu.

Tören, Süleymaniye Camii imam hatibi Ekrem Nalbant’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından selamlama konuşmalarına geçildi.

Amacımız Süleymaniye Külliyesi’ni Yeniden Dünyanın En Güzide İlim ve Araştırma Merkezlerinden Birisi Haline Getirmek

İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, “Törenimize hoş geldiniz” diyerek başladığı konuşmasının devamında, “Bu davet sadece bizim değil; Kanuni’nin, Ebussud Efendi’nin davetidir. Açılış törenimize gelmekle onların da davetini kabul etmiş oldunuz.” dedi.

Medreselerin İbn Haldun Üniversitesine tahsisinin ardından yaz boyunca hummalı çalışmaların, tamirat ve teşrifatın yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Şentürk, “bu süreçte bize destek veren herkese teşekkür ediyorum. Amacımız dünyanın dört bir yanından buraya topladığımız seçkin hocalarımız ve öğrencilerimizin katkılarıyla tarihteki şanına yakışır şekilde Süleymaniye Külliyesi’ni yeniden dünyanın en güzide ilim ve araştırma merkezlerinden birisi haline getirmek.” değerlendirmesinde bulundu.

Üniversitemizin Süleymaniye Medreselerinde yürüteceği faaliyetlerden de bahseden Prof. Dr. Şentürk, özetle şunları söyledi: “Burada Üniversitemizin İslami İlimler Fakültesinde 112 lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi; Medeniyetler İttifakı Enstitüsü’nde (MEDİT) ise yüksek lisans ve doktora seviyelerinde 103 öğrenci öğrenim görecek. Bu öğrencilerin yarısı uluslararası öğrenci olup dünyanın dört bir yanından üniversitemize, Süleymaniye’ye geldi.

Burada bir kütüphane oluşturup Süleymaniye Külliyesi ve banisi Kanuni Sultan Süleyman hakkında dünyada yazılmış ne kadar eser varsa toplayacağız. Ayrıca Süleymaniye medreselerinde hocalık yapmış tüm isimlerin basılmamış tüm eserlerini basacağız. Ebussuud Efendi’nin Tefsiri ilk olacak.”

Prof. Dr. Recep Şentürk, Süleymaniye Yerleşkemizde halka açık Buhari ve Mukaddime derslerinin de çok yakında başlayacağı müjdesini verdi.

“Vakıf Eserlerin Birçoğu Ne Vakfiyelerine Uygun Bir Şekilde Ne de Topluma, Kamuya Tam Anlamıyla Faydalı Bir Şekilde Değerlendiriliyor”

İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, Süleymaniye medreselerinin açılışının hayırlı olmasını dileyerek başladığı konuşmasında, birçok vakıf eserinin; medreselerin, külliyelerin, hanların ve hamamların bugün çeşitli kamuya yararlı özelliği olan vakıf ve dernekler tarafından kullanıldığını vurguladı ve şunları söyledi: “Vakıf eserlerin birçoğu ne vakfiyelerine uygun bir şekilde değerlendirilmekte ne de topluma, kamuya tam anlamıyla faydalı bir şekilde değerlendirilmekte. Örneğin İstanbul’un göbeğinde halkın hizmetinde olsun diye tahsis edilmiş olan yüzlerce dönüm arazinin bir yılda belki sadece 100 insan tarafından kullanıldığını biliyoruz. Bununla ilgili bir yaptırım gelmemiş olsa bile bu tahsisleri kullanan kurumlar, halk tarafından izlendiklerinin, buraların doğru kullanıp kullanılmadığının bilindiğinin farkında olmuş olsalar inanıyorum ki bu eserlerimiz çok daha verimli, çok daha etkin bir şekilde kullanılacaktır.”

Ülkemizde çeşitli kurumlara tahsis edilmiş tüm vakıf eserlerinin, vakfedilme amaçlarına uygun kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerektiğinin altını çizen Necmeddin Bilal Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem eserlerin ruhuna uygun olmayan hem eserin tarihî özelliklerini kaybetmesine yol açan hem de bu eserleri vakfeden insanların gayelerine aykırı kullanımları gerçekleştiren bu tür tahsislerle ilgili vakıflar idaremiz, devletimiz, tarafsız gözlemciler veya uzmanlar tarafından değerlendirilmeler yapılması ve bu mekanların ne kadar verimli ve doğru kullanılıp kullanılmadığının bütün toplumla paylaşılması icap ediyor.”

Hem ecdadımızın vakfiyelerinin ihya edilmesi hem de buralarda yapılan hizmetlerin topluma, millete ve dünyaya çok büyük katkısının olması… Bugün burada açılışını yaptığımız Süleymaniye Medreselerinde inşallah İbn Haldun Üniversitemizin maksadı ve hedefi tam da budur. Yani bu medreselerin yeniden dünya çapında ilim merkezleri olması, en üst düzeyde İslami ilimlerin, sosyal bilimlerin gelişmesine katkı sunulması; hem üst düzey öğrencilerin yetişmesi hem de uluslararası düzeyde çalışma yapan hocalarımızın burada ders verdiği mekanlar olması hedeflenmiştir. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Burasının ümmetin ve tüm dünyanın göz bebeği bir araştırma kurumu haline gelmesini temenni ediyorum.”

Süleymaniye Medreseleri Vakıf Gayesi Doğrultusunda Yeniden Ayağa Kaldırılıyor

Törende İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz de bir selamlama konuşması yaparak, köklerden kopmadan geleceğe doğru gelişen bir üniversite anlayışını hayata geçirmeye çalıştıklarının, bu anlamda vakıf müesseselerinin çok önemli olduğunun altını çizdi: “Üniversitemiz ‘köklerden göklere’ anlayışıyla kuruldu. Medeniyetimizin gözbebeği bir yerde eğitim vermek, bu hedefin gerçekleşmesini hızlandıracak. Burası vakıf gayesi doğrultusunda yeniden ayağa kaldırılıp medeniyetimizin ilerlemesine katkı verecek.”

“Tarihî Bir Güne Tanıklık Ediyoruz”

Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem de törene katılan konuklar arasındaydı. Tarihî bir güne tanıklık etmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Dr. Ertem, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Çeşitli kurumlara tahsis edilen vakıf eserlerinin, vakıf şartlarına uygun hizmet verip vermediği konusunda en büyük sorumluluk Vakıflar Genel Müdürlüğümüzdedir. Süleymaniye medreselerinde maalesef 100 senedir eğitim yapılmıyordu.

Nerdeyse tamamen eğitime hasredilmiş böyle bir mekânda, 100 senenin ardından vakıf gayesine uygun bir şekilde, İbn Haldun Üniversitesinin İslami İlimler eğitimlerine başlayacak olmasından en fazla heyecan duyanlardan biriyim.”

Osmanlıda eğitim faaliyetlerinin tamamının vakıflar tarafından yürütüldüğüne dikkat çeken Dr. Ertem, “Medrese eğitimi Anadolu topraklarında ilk Selçukluyla başladı, zirvesini de Osmanlıyla yaptı. Osmanlı’nın eğitim faaliyetlerinin tamamı vakıflar eliyle yürütülüyordu. Burada eğitim faaliyetlerini devam ettireceğiz.” dedi.

Vakıf eserlerin günümüzde yapılış gayelerine uygun kullanılıp kullanılmadığı üzerine de konuşan Dr. Adnan Ertem, “Hayır amaçlı müesseseler keşke tahsis amaçlarına uygun, vakıf gayesine uygun bir şekilde yaşatılabilir ve bir fonksiyon verilebilir olsaydı bu eksiklik burada ifade edilmezdi. Biz de aslında bunun ıstırabını çeken kurumlardan biriyiz. İnşallah puanlama yaparak veya başka bir sistemle bu tahsis edilen yerlerin amaçlarına uygun kullanıp kullanılmadığıyla ilgili tespitlerimizi kamuoyuyla paylaşıp gerekeni yapacağız.” ifadelerini kullandı.

“İnşallah Bu Medreselerde, Üç Kıtaya Hükmeden Osmanlı Cihan Devletindeki O İhtişamı, O Adaletli Yönetimi Sağlayan Yöneticiler Gibi İnsanlar Yetiştiririz”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “Süleymaniye eşi benzeri olmayan bir eser. Üniversitemizin burada İslami İlimler çalışmalarına başlaması, eserin ihyası adına önemli bir adım. Emeği geçenlere teşekkür ederim.

Vakıf eserlerin aslına, amacına uygun kullanılabilmesi… Gerçekten herhalde Süleymaniye’nin o ihtişamına, ruhuna uygun hareket edeceğiz diyorsak bu medreselerin de geçmişte yapanların amacıyla yani eğitim amacıyla kullanılması herhalde en önemli konulardan biri. Bugün bunun açılışını yapıyoruz. Gerçekten bu, ülkemizde bir zihniyet değişimi aynı zamanda. İbn Haldun Üniversitesi aslında mekan olarak başka yerler bulup bu eğitimi yapabilirdi fakat herhalde Süleymaniye Medreselerinde yapmak ve yaparken de çok kaliteli eğitim vermek, aslında Süleymaniye’nin o muhteşem eşsiz güzelliğinin tekrar ihyası adına çok önemli.

Bu medreselerde eğitimin tekrar başlaması önemli bir adım. Ondan daha önemlisi burada verilecek eğitimlerin daha kaliteli olması. Bu manada da görev burada eğitimcilerimize düşüyor. Yine geçmişte olduğu gibi inşallah bu medreselerde, üç kıtaya hükmeden Osmanlı Cihan Devleti’ndeki o ihtişamı, o adaletli yönetimi sağlayan yöneticiler gibi insanlar yetiştiririz.”

Süleymaniye Yerleşkemiz Allâme Muhaddis Muhammed Avvame Hocamızın Dualarıyla Açıldı

Selamlama konuşmalarının ardından Medeniyetler İttifakı Enstitüsünde doktorasını ve yüksek lisansını tamamlayan öğrencilere hediyeleri takdim edildi.

Hediye takdimini Açılış Dersleri takip etti. Allâme Muhaddis Muhammed Avvame, Prof. Dr. Bruce Lawrence ve Doç. Dr. Mehdin Çiftçi’nin verdiği derslerin akabinde Süleymaniye Yerleşkemiz, Allâme Muhaddis Muhammed Avvame Hocamızın dualarıyla açıldı.