İbn Haldun Üniversitesi

“Tarih öğretmenleri ile akademik camia arasındaki kopukluk giderilmeli”

II. Büyüteç Tarih Ulusal Öğrenci Sempozyumu, Kabataş Erkek Lisesinde gerçekleştirildi. İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle düzenlenen “Osmanlı’da İstihbarat, Akdeniz’de Korsanlık” konulu programın açılış konuşmasını, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Berktay yaptı. Prof. Berktay, konuşmasında tarih biliminin temel perspektifini inşâ etmede önem arz eden birincil ve ikincil kaynakların ve temel kavramların doğru bir şekilde bilinmesine vurgu yaptı. 

Prof. Berktay imparatorluk, devlet, şehir, ordu ve tımar gibi kavramları örnek vererek bu gibi temel kavramların içeriklerinin hakkıyla anlaşılmadan tarihle ilgili bilimsel çalışmaların yapılamayacağını ifade etti. Prof. Berktay ayrıca, Türkiye’de tarih öğretmenleri ile akademisyenler arasındaki kopukluğun önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenleriyle akademik camia arasında bir uçurum var. Bu pek çok Avrupa ülkesinde böyle değildir ve ortak çalışmalar yapılmaktadır. Maalesef Türkiye’deki akademik camiada ilköğretim ve lise öğretmenlerini küçümsemek bir meslek hastalığına dönüşmüştür. ” diye konuştu.

İki gün süren sempozyumda tarih alanında çalışan seçkin akademisyenler, “Osmanlı’da İstihbarat”, “21. Yüzyılda Casusluk Faaliyetleri” ve “Akdeniz’de Korsanlık Faaliyetleri” konularında konferanslar verdi. Katılımcı öğrenciler, Prof. Dr. Halil Berktay ile İbn Haldun Üniversitesi  Tarih Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Faruk Yaslıçimen ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Şakir Yılmaz’ın başkanlık ettiği çalıştaylarda ortak bildiriler üretmek için fikir teatileri yaptı.

İbn Haldun Üniversitesine teşekkür

Sempozyumun sonunda yapılan kapanış konuşmasında Kabataş Erkek Lisesi Müdürü Fatih Güldal, İbn Haldun Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk’e sağladığı desteklerden dolayı teşekkür etti. Güldal ayrıca, Kabataş Erkek Lisesi gibi önemli okullarda okuyan zeki çocukların dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek şekilde hayatları boyunca doktorluk ve mühendislik gibi hizmet sektöründe çalışmalarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Güldal, “Bütün meslekler değerlidir elbette ama bir ülke düşünün ki en zeki çocukları hep doktor olsun mühendis olsun! Sanat tarihçisi olabilir, tarihçi olabilir, hukukçu olabilir, teolog olabilir, filozof olabilir ama hiçbir zaman hizmet sektörü olarak kabul edilen doktorluk mühendislik gibi ara elemanlıklarda sıkışıp kalamaz. İnşallah ülkemiz, zeki öğrencilerimizi sosyal bilimler alanında istihdam etmeyi, çalışma imkânları sağlamayı gerçekleştirecektir.” dedi.