İbn Haldun Üniversitesi

“Tüm dinlerin temel maksadı edeptir”

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde “Medeniyet Tarihi” seminerleri veren İbn Haldun Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Teoman Duralı, son etkinliğinde din ve ahlak felsefesi ilişkisini anlattı.

Prof. Dr. Teoman Duralı edebin insan hayatına yön vermede en temel etken olduğunu belirterek, “Ne yapıyorsak, bütün zanaatlarımız, sanatlarımız temelde edep kurallarına dayanmaktadır. En basiti mal satıyorsunuz. Sahte de satabilirsiniz, düzgün de satabilirsiniz. Her kesim edepten nasibini almaktadır.” dedi.

Duralı, edebin İslam dinindeki önemine vurgu yaparak, Mevlana’nın edep anlayışından bahsetti. Duralı, “Neden edep? Bir kere hayatımızı idame ettirmek için ihtiyaçlarımızı karşılamak üzere iş yapıyoruz. Bunu yaparken karşımızda nesneler var, o nesneleri işliyoruz. İyilik, fazilet, kötülük gibi unsurları gösteremezsiniz. Gösterimi olmayan kavramlardır. Bu anlamda şu sorulmuştur: “Bunları bana veren kim? Madem önümde yok bunlar, madem gösteremiyorum, nereden geliyor bunlar bana? Büyük dahi Mevlana Celaleddin-i Rumi Kur’an’ı bir baştan bir başa okudum, edepten başka bir şey bulamadım diyor.” ifadelerini kullandı.

Dünyada var olan bütün dinlerin özünde bir maneviyatın olduğunu ifade eden Prof. Dr. Duralı, şunları kaydetti:

“İnsanlardaki bu merakı gidermeye yönelik alana, yani maddi varlıkların ötesindeki sahaya maneviyat denilmiştir. Din maneviyattan hareketle, maddiyatı belirleme çabasıdır. İlle dinlerin tanrısı olmayabilir. Birçok tanrısız din vardır. Ama kaçınılmazcasına her din maneviyata dayanır. Dünyayı, evreni maneviyattan hareketle belirlemeye çalışırız. Maneviyatı en toplumsal görünümü edeptir. Burada din ile kültür çakışır.”

“Felsefenin inşâ ettiği edep, dini olmaktan uzaktır” 

Prof. Duralı, felsefenin sadece aklın gücünü esas aldığını belirterek, felsefenin inşa ettiği ahlak ile dinin birbiriyle iç içe olmadığının altını çizdi.

Prof. Dr. Duralı, “Çok sonraları felsefe bilim ortaya çıktıktan sonra edebin felsefece işlenmesiyle ahlak karşımıza çıkmıştır. Ahlak edepten farklı olarak dine dayanmaz. Ahlak felsefenin Din tanrı veya ona benzer bir güçte ona dayanır. Felsefe aklın gücü dışındaki bir güce dayanmaz. Bu, dine karşı olduğu anlamına gelmez. Özerktir, sadece ve sadece aklı esas almaktadır. Onun inşa ettiği edep, bu anlamda dini olmaktan uzaktır. “Edep hayatımızı yönlendirir, idare eder; ahlakın böyle bir derdi yoktur.” ifadesini kullandı.