300 Aday Öğrenci İbn Haldun Üniversitesi Deneyimi Yaşadı


Bu yıl 300 aday öğrenciyi konuk ederek düzenlediğimiz Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi, son gününde üst düzey isimleri ağırladı.

20-22 Temmuz tarihlerinde Türkiye’nin dört bir yanından gelen aday öğrencilerin sosyal bilimler hakkında doyurucu bilgiler aldığı, zengin bir atölye programına ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapan 2019 Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nde 22 Temmuz Pazartesi günü, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, spor yorumcusu Ahmet Çakar ve CNN Türk Genel Müdürü Bora Bayraktar aday öğrencilerle bir araya geldi.

Deneyimli gazeteciler Zeynep Türkoğlu ve Adem Metan’ın moderatörlük yaptığı söyleşilerde konuklarımız, kendi tecrübelerini gençlerle paylaşarak, onlara kariyerlerini nasıl şekillendirmeleri gerektiği noktasında aydınlatıcı bilgiler verdiler.

“Başarılı İnsanlar İçin ‘Pazartesi Sendromu’ Diye Bir Şey Yoktur”

İlk sözü alan THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, “Kendi kişisel tarihime baktığımda; üniversiteyi bitirdiğimi ama üniversiteden edindiğim, öğrenme, kendini yenileme, analitik düşünme, değerler üzerinden olayları analiz etme sürecinin hayatımda halen devam ettiğini görüyorum.” sözleriyle başladığı konuşmasına şöyle devam etti: “Öğrenmek, öğrencilik hiç bitmeyecek bir süreç… Şahsen, kendi kariyerimin her basamağında yeni meydan okumalarla karşılaştım, yeniliklere adapte olup sürekli kendimi geliştirdim, her basamakta yeni hedefler belirleyip onun peşinden yürüdüm. Ve bunlardan hep keyif aldım.”

Başarılı insanların, başarma azmindeki insanların, her mesai gününe sevinçle, heyecanla, tutkuyla başladıklarını ve tuttuğunu kopardıklarını belirten Aycı, “Başarılı insanlar için ‘pazartesi sendromu’ diye bir şey asla yoktur. Elbette işin için yorulmak vardır, bıkacaksınızdır, engeller çıkacaktır, etrafınızdakiler size sürekli kolay ama size ve kurumunuza ekstra bir katkısı olmayacak yolları göstereceklerdir. Başarılı insanlar, tüm bunları aşma azmini ve iradesini kendinde bulan insanlardır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ülkemizin Değişim-Dönüşüm Sürecine Katkı Vermek İsteyenler, Sosyal Bilimleri Tercih Etmeli”

Üniversitede Siyaset Bilimi okuduğunu belirten İlker Aycı, nedenini şu sözlerle açıkladı “Neden Siyaset Bilimi okudum? Çünkü ülkemizi her alanda geliştiren, bir yerden bir yere getiren, ileriye taşıyan kadronun içinde olmak istedim. Bu hedef yani ülkem için çalışmak, Siyaset Bilimi okumamda itici güç oldu ve beni sürekli motive etti. Ülkesini değiştirmek-dönüştürmek isteyenlerin, bu sürece katkı vermek isteyenlerin, sosyal bilimleri tercih etmesi gerektiğini düşünüyorum. Gençlerimizin ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmalarını, bu yönde bir irade ortaya koymalarını çok önemli buluyorum.”

Sosyal bilimler okumanın; tarih ve medeniyet bilinci kuşanmak, kendini tanımak ve bugününün farkına varmak, sonra bir dava birlikteliği, yol arkadaşlığı sayesinde belirlenen hedefe yürümek demek olduğunu dile getiren Aycı, devamında şu ifadeleri kullandı: “Sosyal bilimler bir deryadır, girdiğiniz yerde kalamazsınız. Yapacağınız inter-disipliner çalışmalar sizi sürükleyecek ve zenginleştirecektir. Üniversitede uzmanlık kazandığınız alana, farklı uzmanlıkları ve becerileri de katmanızı tavsiye ederim. Örneğin Havacılık okuyacaksanız, ÇAP, master, doktora imkanlarını takip edip değerlendirerek; bu Havacılık birikimine örneğin İşletme’yi, İktisat’ı da ekleyin.”

İlker Aycı, son olarak aday öğrencilere şu tavsiyelerde bulunarak konuşmasını sonlandırdı: “Bölüm-meslek tercihinde elbette ailenizden, değer verdiğiniz büyüklerden tavsiyeler alacaksınızdır, vereceklerdir. Ancak günün sonunda bu kararı verecek olan sizsiniz. Dolayısıyla, öncelikle kendinizi tanımanız lazım. Bunun için de, kendinize karşı açık ve dürüst olun. Örneğin, ‘ben neyi yaptığımda keyif alıyorum’ diye sorun ve buna vereceğiniz dürüst cevaplar ve sizden beklenenler arasında optimum noktayı bulup, tercihinizi yapın.”

“Gelişmiş Ülkelerde Medyaya Çok Büyük Yatırımlar Yapılıyor, Kalifiye Eleman İhtiyacı da Bu Oranda Artıyor”

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nin bir diğer konuğu, CNN Türk Genel Müdürü Bora Bayraktar’dı. “Hayattan ne beklediğinize, istediğinize dikkat edin. Kendinizi tanıyın. Merak edin. Bir de, dünyayı tanımaya (ben neredeyim, dünya nereye gidiyor, vs.) çalışın. Çok çalışırsanız, onu elde edersiniz.” Sözleriyle konuşmasına başlayan Bayraktar, bir medya kurumunun başında olmasına rağmen kendisini mesleğe ilk başladığı noktada yani hâlâ bir muhabir olarak gördüğünü belirtti: “Bir medya kurumunun başındayım. Bu noktaya gelene kadar, muhabirlikten başlayarak birçok deneyim edindim. Bu işi rastgele yapamazsınız; hem kişisel hem kurumsal olarak muhakkak çok ciddi bir birikime ihtiyacınız var. Medya sektöründe yaptığımız işle insanları uyandırıyor, fark ettiriyor, bilgilendiriyoruz. Oluşturulan yalan yanlış algılara direnç koyabiliyoruz. Bu birikimi edinme süreci, okuduğumuz okullardan başlıyor.”

Gelişmiş ülkelerde medyaya çok büyük yatırımlar yapıldığını hatırlatan Bora Bayraktar, bu noktada kalifiye eleman ihtiyacının, dünyayı doğru okuyan ve kendini geliştiren Medya ve İletişim mezunlarına duyulan ihtiyacın gün geçtikçe arttığını söyledi: “Ülkemizde de gerek devletimiz gerek özel sektör bu tür medya yatırımlarını artırıyor. Herkes kendini doğru anlatmak ve doğru anlaşılmak istiyor. İletişim çok önemli bu anlamda… Meseleleri doğru takip eden ve disiplinler arası bir bakışla analiz eden insanlara ihtiyacımız var. Bu bakımdan, ben İbn Haldun Üniversitesinin misyonuna inanıyorum.”

Bora Bayraktar, sözlerinin sonunda aday öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Hızlı tüketen, kendini tüketir. Genç arkadaşlardan ricam; hızlı tüketim çarkına kapılmamaları, gerçekten bir konuya hâkim olmak istiyorlarsa çalışmaları, çaba harcamaları, okumaları ve kendilerini geliştirmeleri…”

Prof. Dr. Erişah Arıcan da Zirve’de Bir Konuşma Yaptı

Zirve konuşmacılarından Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, “Ünvanlar gelir gider, hocalık bakidir; ben de bir hocayım,” sözleriyle giriş yaptığı konuşmasında, deneyimlerinden bahsetti, aday öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulundu.

“Tıp Okuduğuma Pişmanım, Şimdiki Aklım Olsa Hukuk Okumak İsterdim”

22 Temmuz Pazartesi günü sabah oturumlarının son konuğu, eski hakem ve deneyimli spor yorumcusu Ahmet Çakar oldu. “Sizleri karşımda görünce 1980’lerin başına gittim. İstanbul Erkek Lisesi mezunu olarak 1980’de girdiğim üniversite sınavında 49. oldum. Ve birinci tercihim olan İstanbul Tıp Fakültesini kazandım.” sözleriyle hayatı hakkında kısa bilgiler veren Çakar, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugün sorarsanız tıp okuduğuma pişmanım, şimdiki aklım olsa Hukuk okumak isterdim. Hayatta iki şeyi çok iyi bilin: (1) Hukuk (2) Matematik.” 20 senedir TV’de spor yorumladığını ifade eden Ahmet Çakar, Hukuk okuyup hakim olamasa da, kendisinin de sporun hakimi olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.

“İstanbul’da Okumak, İki Üniversite Okumak Demek”

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nde aday öğrencilere hitabında, geleceğiyle ilgilenen, geleceğiyle ilgili konuları merak eden gençleri burada görmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sizlerle gurur duyduğumuzu bilmenizi isteriz. Sizler sadece yarınların değil, bugünlerin de umudusunuz.” dedi.

Sâdi’nin “Bazı insanlar koca evreni bilseler de kendilerini bilmezler.” sözünü aktaran Bakan Kasapoğlu, sosyal bilimlerin temelinde de insanı tanımak, onu incelemek ve öncelemek olduğunu ifade etti. Kültürlerin inşasının, medeniyetlerin inşasının, sosyal bilimlerin en önemli misyonu olduğunu dile getirerek sosyal bilimlerin toplumların dönüşümüne, gelişimine öncülük ettiğini söyledi ve ekledi: “Kıtalara hükmeden, asırlarca yaşayan devletler kuran ecdadımız da sosyal bilimleri ihmal etmediler. Medeniyet inşasında sosyal bilimleri en üst düzeyde kullandılar. Sosyal bilimleri ihmal eden toplumlar, başarıya ulaşamamışlardır. Sizlerin de geleceğe yönelik böyle bir perspektifi ortaya koyacağınıza inanıyoruz. Çalışmaktan, üretmekten, hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin.”

İstanbul’da üniversite okumanın, 2 üniversite okumakla eşdeğer olduğunun altını çizen Bakan Kasapoğlu, aday öğrencilerin İstanbul’u, İstanbul’un kültür havzasından gerektiği gibi faydalanmayı ihmal etmemeleri gerektiğini söyleyerek şu tavsiyelerde bulundu: “Hayatınızın en güzel dönemlerini yaşıyorsunuz; tercihlerinizde yeteneklerinizi, ilgilerinizi, beklentilerinizi göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Elbette ailenizden ve çevrenizden aldığınız tavsiyeler önemli ama sizin kendinizi tanımanız hepsinden daha önemli… Yine okuduğunuz bölümün yanı sıra, yan dallar üzerine de yoğunlaşmanızı, disiplinlerarası eğitimlere yönelmenizi tavsiye ediyorum.”

“Sevdiğiniz İşi Yapın”

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nin son konuşmacısı, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit idi. “Yapacağınız tercihler elbette sizin için önemli olduğu kadar, devletimiz ve milletimiz için de önem taşıyor. En doğru tercihleri yapacağınıza inanıyoruz.” Sözleriyle konuşmasına başlayan Cirit, kendisinin neden Hukuk’u tercih ettiğini şu sözlerle açıkladı: “16 büyük devlet kurmuşuz. Hepsinin hedefi adalet olmuş, hepsi adalet temeli üzerine kurulmuş. Adalet, devletin bekasıyla, yaşamasıyla doğrudan ilgilidir. Bu derece önemli olduğu için ben de Hukuk fakültesini tercih ettim.”

Hukuk’tan mezun olanların gerek kamuda gerek özel sektörde çok iyi yerlere geleceğine, maddi ve manevi tatmini yakalayacaklarına inandığını sözlerine ekleyen Cirit, sosyal bilimlerde okuyanların gelecek kariyerlerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Bugün örneğin otomotiv sektöründe en büyük firmaların istihdam ettikleri isimler arasında, sosyal bilimler mezunları da var. Çünkü o firma belli bir toplumun taleplerini karşılamak istiyor, hatta daha fazlasını arzetmek noktasında toplumda belli bir talep yaratmak istiyor. Toplumu en iyi tanıyanlar ise sosyal bilimciler… Dolayısıyla muhakkak sosyologları, psikologları istihdam ettiklerini görüyoruz bu firmaların, fabrikaların….”

İsmail Rüştü Cirit, “Sevdiğiniz işi yapın. İnsanların, sorumluluğunu taşıyabileceği işleri yapması lazım. Sorumluluk bilinci, iş için gereken beceri ve yeterlilik ve çok çalışmak; bütün bunların bir insanda bir araya gelmesi, başarılı olmanın anahtarı…” tavsiyeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Zirve konuşmalarının ardından katılım belgeleri aday öğrencilere takdim edildi. Medya ve İletişim Bölümü Başkanımız Dr. Öğretim Üyesi Hakkı Öcal’ın Zirve’ye dair özet mahiyetindeki konuşmasının ardından hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi sona erdi.

Tercih Tüyoları ve Bir Sayısalcının Sosyal Bilimci Olma Yolunda Döndüğü Virajlar

19 Temmuz Cuma akşamı düzenlenen akşam yemeğiyle başlayan, 20-21 Temmuz Cumartesi ve Pazar günleri sosyal bilimlerin her alanında akademisyenlerimizin katıldığı 107 atölyeyle devam eden Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi’nde ayrıca çeşitli söyleşiler de düzenlendi.  Vural Aksankur ve Onur Soğuk’tan oluşan “Hocalara Geldik” ekibinden tercih tüyolarını dinleyen aday öğrenciler için, Hukuk Fakültesi öğrencimiz Abdülkerim Pirim de “Bir Sayısalcının Sosyal Bilimci Olma Yolunda Döndüğü Virajlar” konulu söyleşisinde deneyimlerini paylaştı.

Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi ile Dolu Dolu Bir Üniversite Deneyimi

Boğaz Gezisi, Kahoot oyunu ve açık hava konserlerinin de düzenlendiği Zirve kapsamında sosyal bilimleri değişik yönleriyle tanıma imkanı elde eden gençler, üç gün boyunca yurt hayatından kütüphaneye, derslerden konferanslara tüm boyutlarıyla bir üniversite hayatını da şimdiden deneyimlediler. Aday öğrenciler, ayrıca lisans programlarımız hakkında akademisyenlerimizden bilgi aldılar, kurulan firma standlarında ise gelecek kariyerlerine dair merak ettiklerine cevap buldular.

 

 

Yıldız (*) işareti olan alanlar zorunludur