Coronavirüs Salgını ve Alınabilecek Tedbirlere Dair Bilgilendirme Yapıldı


Geçtiğimiz aylarda ilk kez Çin’de ortaya çıkan ve süreç içinde dünyanın çeşitli noktalarına hızla yayılan Coronavirus hastalığı (COVID-19), Üniversitemizde de gündeme getirildi ve öğrencilerimiz bilgilendirildi. Tıp Doktoru ve Üniversitemiz Genel Sekreteri İsmail Erkam Tüzgen’in konuşmacı olduğu ve Coronavirus hakkında detaylı bir sunum yaptığı program, 3 Mart Salı günü Başakşehir Yerleşkemizde gerçekleştirildi. Programda “Coronavirus geçici mi kalıcı mı? Doğal mutasyon mu biyolojik silah mı? Kimler risk altında? Türkiye’de neden görülmedi? Virüs ile karşılaşmaya hazır mıyız? Virüsten nasıl korunuruz?” sorularına cevap arandı.

“Panik Değil Önlem”

Konuşmasına Coronavirus hakkında genel bir bilgilendirmeyle başlayan Dr. Tüzgen, şunları söyledi: “2 Mart itibariyle dünya üzerinde 90 bin Coronavirus vakası kayıtlara geçti. Bunların yaklaşık 3 bini ölümle sonuçlandı. Aslında tam anlamıyla tespit edemediğimiz birçok vakadan söz edilmekle birlikte; genel olarak, görülen vakaların yaklaşık yüzde 80’inin hafif şekilde atlatıldığını, yüzde 14-15’inin ciddi, yüzde 5-6’sının ağır olduğunu; totalde ise Coronavirus görülen vakaların yüzde 1-3’ünün ölümle neticelendiğini söyleyebiliriz.”

Yakın geçmişte yaşanan salgınlardan SARS’ın yüzde 10, MERS’in yüzde 35, Ebola’nın ise yüzde 70 – 90 oranında ölüme sebebiyet verdiğini hatırlatan Dr. Tüzgen, COVID-19’un bu hastalıklardan çok daha düşük ölüm oranına sahip olduğunu ancak binde 1’in altında öldürücü olan mevsimsel gribe benzetilmesinin de yanlış olduğunu, mevsimsel gripten kaynaklı ölümlerin kahir ekseriyetinde kişilerde zaten var olan farklı rahatsızlıkların hastalığın ağır geçirilmesine zemin teşkil ettiğini, fakat COVID-19’dan ölenlerin yaklaşık yarısında başka bir rahatsızlığa rastlanmadığını belirtti. Panik yapılmasını gerektiren bir durum olmamakla birlikte hastalığın hafife alınmaması, gerekli tedbirlerin alınması gerektiğin altını çizdi.

Salgın hastalıkların “endemik” (belirli bir yöre/bölge/toplum içinde her zaman var olan hastalıklar), “epidemik” (büyük çaplı, bir ülkeyi etkileyen hastalıklar) ve “pandemik” (tüm dünyaya yayılan hastalıklar) olarak sınıflandırıldığını kaydeden Dr. Tüzgen, COVID-19’un grip gibi “endemik” ve “pandemik” olma ihtimalinin bulunduğunu belirtti.

 “Sağlık Bakanlığı’nın Çalışmaları Takip Edilmeli”

COVID-19’un belirtilerinden de bahseden Dr. Erkam Tüzgen, enfeksiyonun yaygın belirtilerinin ateş,  öksürük ve nefes darlığı olduğunu; daha ciddi vakalarda, pnömoni, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm geliştiğini, ancak eldeki veriler doğrultusunda hastalığın şiddeti konusunda yorum yapmanın doğru olmadığını belirtti. Sağlık Bakanlığı’nın COVID-19 hakkında halkı bilgilendirmek üzere detaylı çalışmalar hazırladığını belirten Dr. Tüzgen, salgın ve salgından nasıl korunulması noktasında önemli bilgilerin yer aldığı dokümanların https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/2019-n-cov.html web sitesi üzerinden edinilebileceğini sözlerine ekledi.

“En Etkili Tedbir El Hijyeni”

Virüse karşı korunmada bireysel temizliğin önemli bir yer tuttuğunu belirten Dr. Tüzgen, maske takmaktan el yıkamaya ne gibi bireysel önlemler alınabileceğini detaylarıyla anlattı. Virüsün öksürük, aksırık ve hapşırmayla ağızdan dışarı çıkan damlacıkların solunması veya bu damlacıkların bulaştığı yüzeylere dokunup ağız, burun veya göze dokunmayla bulaştığına dikkat çekti.

Özellikle el hijyenine vurgu yapan Dr. Tüzgen, ellerin sıklıkla sabunla ovularak yıkanması, bu yıkamanın 30 saniyeden az olmaması gerektiğini ifade etti. Bunun zaten aslında olması gereken yıkama şekli olduğunu hatırlatan Tüzgen, yıkamanın mümkün olmadığı durumlarda ise alkol bazlı dezenfektanların kullanılabileceğini, ayrıca kirli ellerle yüze temas edilmemesi ve başka insanların yüzlerine de dokunulmaması gerektiğini söyledi.

Kalabalık yerlerden kaçınmaya özen gösterilmesine, hastalık salgın düzeyine ulaştığı durumda ise kalabalık ortamlarda maske kullanılmasına değindi. Yanlış maske kullanımının maske takmamaktan daha tehlikeli olabileceğini belirtip, doğru kullanımı çeşitli görsellerle anlattı.

“Biyolojik Silah İddiası Makul Değil”

Virüsün ilk olarak 31 Aralık 2019’ta Çin’in Wuhan şehrindeki bir hayvan pazarında çalışanlarda rastlandığını ifade eden Dr. Tüzgen, sözlerine şöyle devam etti: “The Wuhan Institute of Virology adlı dünyanın en büyük viroloji laboratuvarlarından biri Wuhan’da bulunuyor. Bundan hareketle, virüsü bir biyolojik silah olarak kabul eden kimileri, söz konusu laboratuvarda bir virüs üretilmeye çalışılırken, bir hata sonucu virüsün dışarıda yayılmasına sebebiyet verildiğini iddia ediyorlar. Fakat ‘biyolojik silah’ların öldürücülüğünün yüksek, insandan insana bulaşıcılığının düşük olması tercih edilir. Aksi takdirde bu hastalık ‘silah’ı geliştirenlere de bulaşabilir.”

“Ülkemizde Yaşanacak Olası Bir Salgına Karşı Üniversitemizde de Gereken Tedbirleri Alıyoruz”

“62. Gün itibariyle virüs dünyanın birçok ülkesinde görülüyor fakat Sağlık, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarımızın yerinde ve erken önlem almaları, Türkiye’de virüsün henüz görülmemiş olmasını sağladı. Fakat bu, ülkemizde bu salgının hiç yaşanmayacağı anlamına da gelmez” diyerek sözlerine devam eden Dr. Erkam Tüzgen, virüse karşı aşı veya ilaç geliştirilmesinin en azından yakın bir zamanda pek mümkün görünmediğini, en önemli korunmanın bireysel temizlikten geçtiğini sözlerine ekledi.

Dr. İsmail Erkam Tüzgen, Üniversitemizde bireysel temizliğe yönelik uygulamaların ve bilgilendirmelerin devam ettiğini kaydederek, salgının ülkemize sıçraması ve olağanüstü bir boyuta evrilmesi durumunda gerek eğitim-öğretim planında gerekse yurtlarımızda kurum olarak ne gibi tedbirler alınabileceğine yönelik çalışmalar yaptıklarını da söyleyerek konuşmasına son verdi.

İlgiyle takip edilen program, soru-cevap faslıyla sona erdi.

CoronavirusCOVID-19Erkam Tüzgen

Yıldız (*) işareti olan alanlar zorunludur