Felsefe Seminerleri’nde ‘Evrim ve Deizm’ Üzerine Konuşuldu


Felsefe Bölümü’nün düzenlediği Felsefe Seminerleri’nde öğretim üyemiz Dr. Enis Doko, 25 Şubat Salı günü İhya Salonu’nda “Evrim ve Deizm” konulu bir seminer verdi.

Seminerin açılışında konuşan Felsefe Bölümü Başkanımız Doç. Dr. Burhan Köroğlu, “evrim” ve “deizm” konularının ve bu konulara temel teşkil eden hususların yüzyıllardır tartışıldığını, güncelliğini koruduğunu ve aynı zamanda yeni gelişmeler ve farklı açılımlarla sürekli güncellendiğini belirtti. Felsefe Bölümü olarak böylesi zengin bir tartışma alanına katkıda bulunmak amacıyla söz konusu semineri düzenlediklerini ifade etti. Doç. Köroğlu, bilimin, yanlışlanabilme ve sürekli gelişime açık doğası gereği, hiçbir zaman kendini hakikatin tek temsilcisi olarak görmediğini; dinin ise, yine doğası gereği, “ben hakikati temsil ediyorum” dediğini fakat bu temsilin “akla” aykırı olmadığını hatırlattı.

Deizm Nedir? Evrimciler Temel Olarak Ne Diyor?

Dr. Öğr. Üyesi Enis Doko, “Evrim ve Deizm” seminerine kısaca bu kavramları tanımlayarak başladı. Deizmin literatürde üç farklı anlamı olduğunu; bazı deistlerin “Tanrı var ama O herhangi din göndermemiştir” dediklerini, Tanrı’nın varlığını kabullenmekle birlikte peygamberleri ve dinleri reddettiklerini; bazı deistlerin “Tanrı vardır ancak evrenle ilgilenmez” dediklerini; bazılarının ise “Tanrı vardır, din de göndermiştir ancak evreni yasalarla idare etmektedir” dediklerini aktardı.

Evrime dair görüşlerin genel itibariyle, “(1) Dünya ve hayat çok eskidir. (Eski Dünya Tezi), (2) Türler zamanla değişir. (Değişim tezi/Mikro evrim), (3) Bir tür başka bir türe dönüşür. (Dönüşüm tezi/Makro evrim), (4) Tüm türler tek bir ortak atadan gelmektedir. (Orta Ata tezi), (5) Evrimdeki en temel değişim mekanizması doğal seçilimdir. (Darwinci tez), (6) Değişim mutasyonlar aracılığı ile gerçekleşir. (Neo-Darwinci tez)” olmak üzere altı grupta değerlendirilebileceğini kaydederek, tarihten ve günümüzden örneklerle her bir görüşe dair bilgiler verdi. Doko, İslami Teizme karşı evrimci argümanın ise tümdengelimsel bir argüman olup, “(1) İslam doğru ise evrim yanlıştır. (Tutarsızlık tezi), (2) Evrim doğrudur. (Evrimsel Realizm tezi), (3) Demek ki İslami Teizm yanlıştır.” seyrinde özetlenebileceğini aktardı.

“Tartışmalar, ‘Ortak Ata’ Tezinin İnsan Uzantısında Düğümleniyor”

“Eğer İslami Teizm doğruysa, gerçekten evrimi reddetmek zorunda mıyız?” sorusuyla seminere devam eden Doko, “ortak ata” tezi dışındaki tezleri esasında İslami açıdan reddetmemizi gerektirecek bir durum olmadığını, bunları reddedici mahiyette herhangi bir ayet ve hadisin gösterilemeyeceğini dile getirdi. Üzerinde en çok tartışma çıkan konunun “ortak ata” tezi olduğunu söyleyen Doko; bu tezin tüm türlerin tek bir ortak atadan geldiğini savunduğunu, insanların diğer canlılarla ortak bir atadan geldiğini ima ettiğini belirtti.

2000’li yılların başından itibaren genetik bilimindeki ilerlemeyle birlikte ortaya çıkan genetik verilerin bu tezi desteklediğini de aktaran Doko, bilim adamlarının kromozomlardan, retro-virüslerden ve pseudo-genlerden getirdikleri delillerden örnekler verdi. Bu bağlamda, “ortak ata” tezinin sunduğu “canlıların birbirleriyle akraba oldukları” bilgisini -insan haricinde- kabul etmekte bir sıkıntı görmediğini, meselenin bu tezin “insan” uzantısında düğümlendiğini, konuya dair tartışmaların bu noktada alevlendiğini sözlerine ekledi.

Geleneksel İslami Görüş “Ortak Ata” Tezi ile Çelişiyor mu?

Vahye göre insanın yaratılışına da değinen Dr. Enis Doko, Kur’an-ı Kerim’e göre insanın/Hz. Adem’in -doğrudan- topraktan yaratıldığını, tüm insanlığın ortak bir babadan geldiğini, Hz. Adem’in babasının olmadığını, bu bahislerle ilgili ayetleri sıralayarak dile getirdi.

Bu ayetlerle ve konuyla ilgisi bağlamında hadislerle oluşan geleneksel İslami görüşün, “ortak ata” tezi ile çelişmediğini iddia eden Dr. Enis Doko, Kur’an’ın insanın cennette yaratıldığından bahsettiğini, oysa evrimin dünyada insan bedeninin yaratılışını anlattığını, dolayısıyla tarif edilen iki farklı mekândan dolayı vahiy ve bilimsel anlatının çelişmediğini belirtti ve kendisinin oluşturduğu “Çoğul Ata Tezi” senaryosunu anlatarak sunumunu noktaladı.

İlgiyle takip edilen söyleşi, soru-cevap faslıyla sona erdi.

Enis DokoFelsefe Bölümü

Yıldız (*) işareti olan alanlar zorunludur