Prof. Dr. Recep Şentürk: “Yeni Normal’in Standartlarının Belirlenmesi Sürecinde Biz Aktif Olmalıyız”


Üniversitemiz ve Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı iş birliğiyle, “Üniversite Öğrencilerinin COVID-19 Sürecinin Doğru Yönetimi Konusunda Eğitilmesi ve Gençlerin Etkin Rol Almasının Sağlanarak Normalleşme Sürecine Katkı Sağlanması” konusunda düzenlenen eğitim programı, 8 – 19 Haziran tarihleri arasında tamamen online olarak gerçekleştirildi. Eğitim programında alanında uzman isimler çeşitli seminerler verdiler.

Rektörümüz Prof. Dr. Recep Şentürk de, program kapsamında 10 Haziran Çarşamba günü “Manevi Bağışıklık” konusunda bir seminer verdi. Bugünlerde “yeni normal” üzerine tartışmalar yürütüldüğünü söyleyen Prof. Şentürk, “Fakat “yeni normal”e sadece tıbbi açılardan yaklaşılıyor. Halbuki bu Koronavirüs süreci ve bundan sonra gelecek olan post-koronavirüs dönem sadece tıbbi bir olay değil. COVID-19 salgınının psikolojik, sosyolojik, ekonomik, siyasi ve hukuki boyutları var.” değerlendirmesinde bulundu.

İslami Perspektiften “Yeni Normal”in Kurallarını, Standartlarını Belirlemeye Çalışmalıyız

Konuşmasında öncelikle “manevi bağışıklık nedir, niçin kazanılmalıdır” sorularına cevap veren Prof. Şentürk, “bu “yeni normal” sürecinde manevi bağışıklığımızı nasıl güçlendirebiliriz” sorusuna yönelik ise 10 tavsiyede bulundu. Prof. Dr. Recep Şentürk şöyle konuştu: “Bunlar “yeni normal”in standartları olmalıdır. Şu anda yeni normal tartışılıyor ama pozitivist perspektiften, materyalist ve ateist perspektiften bu “yeni normal”in standartları belirleniyor. Ve işin manevi boyutu ihmal ediliyor. Bence bu “yeni normal”in belirlenmesi sürecinde Müslümanlar olarak biz aktif olmalıyız ve İslami perspektiften bu “yeni normal”in kurallarını, standartlarını belirlemeye çalışmalıyız. Bu süreçte de “manevi bağışıklık” mutlak surette “yeni normal”in standartları içinde yerini almalı…”

Prof. Dr. Recep Şentürk, manevi bağışıklığımızı güçlendirme noktasındaki 10 tavsiyesini ise özetle şu şekilde sıraladı:

  1. tavsiyem, hayatı geçici bir imtihan olarak görmek… Hayatı fani, imtihanlarla dolu bir süreç olduğunu görürsek, o zaman Koronavirüs de Allahu Teala’nın bizi tâbi tuttuğu imtihanlardan biri olmuş olur.
  2. tavsiyem, kadere iman, yani şunu bilmek: Allah’ın takdir ettiğinden başka bize hiçbir musibet ulaşamaz. Tabii bu inanç insanın kalbinin rahatlatır. Nitekim Peygamberimiz (sav) “kim kadere iman ederse üzüntüden emin olmuş olur.” buyuruyor.
  3. tavsiyem tevekkül… Tevekkül, esbaba tevessül ederek, üzerimize düşen vazifeleri yerine getirerek sabretmek, gerisini Allah’a havale etmek.
  4. tavsiyem, Allah ile ve Kur’an’la irtibatımızı kuvvetlendirmek… Bir insan Allahu Teala ile ibadet yoluyla, zikirler yoluyla irtibatını kuvvetlendirir. Tabi bu süreçte Kur’an ve hadisler insana yardımcı olur. Allahu Teala Kur’an için “şifa ve rahmettir” buyuruyor.
  5. tavsiyem, sosyal dayanışma… Aile içi dayanışma, akrabalar arası dayanışma, arkadaşlarla, toplumla dayanışma… Burda fütüvvet ahlakının devreye girmesi gerekiyor. Bu Koronavirüs süreci, Batı Medeniyetinin zaaf noktalarını ortaya çıkardı. Bunlardan en önemlisi de bireyciliğe dayalı liberal ahlak.. Bizim bu süreçte İslam’ın bize öğrettiği şekilde toplumsal dayanışma içinde olmamız lazım. Birbirimizin dertlerini, sıkıntılarını paylaşmamız gerekir ki bu da bizim manevi bağışıklığımızı kuvvetlendirecek önemli bir unsurdur.
  6. tavsiyem, zühd ve kanaat sahibi olmak… Bu sosyal karantina ve izolasyon sürecinde en çok sıkıntı çekenler kanaatsiz insanlar, zühd anlayışına sahip olmayan aç gözlü insanlar… Kanaat sahibi olmak ise her zaman insanın maneviyatını güçlendirir, aç gözlülük maneviyatı zayıflatır.
  7. tavsiyem ahiret inancımızı kuvvetlendirmek… Ahiret inancı, insanın dünyada çektiği zorluklar karşısında en büyük destekçidir. Olayları geniş perspektiften görmeye yardımcı olur. Materyalist rasyonalite ile Müslümanın rasyonalitesi farklı farklıdır. Materyalist rasyonalite, nefs-i emarenin arzularını daha fazla nasıl tatmin edebiliriz, bu dünya hayatımızı daha fazla nasıl güzel, mutlu, rahat hale getirebiliriz, bunlar üzerine odaklanır. Halbuki Müslüman rasyonaliteyle yani dünya, ahiret, Allah, görünen âlem, gayb âlemini birlikte değerlendirdiğimiz zaman, bu dünya hayatında karşılaştığımız zorluklar karşısında daha dayanıklı, daha güçlü olmuş oluruz.
  8. tavsiyem, hayattaki hedeflerimizi ve gündemimizi canlı tutmak. Ben ne için varım, hayattaki hedeflerim nedir, üretmek ve başarmak istediğim neler var? Bunları zihnimizde canlı tutmamız lazım zira bunlar bizi hayata bağlayan ve maneviyatımızı güçlü tutan şeylerdir. Hayattaki hedeflerimizi, gündemimizi unutmamız bizim manen çökmemize sebep olur.
  9. tavsiyem, benim “meşguliyetle tedavi” dediğim yöntemi uygulamak… Kendimizi her zaman iyi işlerle, salih amellerle, güzel hizmetlerle meşgul etmek… Bunları yapmak, bizim maneviyatımızı son derece güçlü tutacaktır. Kendimizi bunlarla meşgul etmezsek, o zaman kafamız vehimlerle, olur olmaz düşüncelerle, lüzumsuz endişelerle dolu olacaktır.
  10. ve sonuncu tavsiyem, dijital farkındalık… Bu sosyal izolasyon sürecinde birçok insan oyun bağımlısı, dizi-TV bağımlısı haline geldi; malayani, fuzuli işlerle, gaflet içinde vakitlerini öldürdüler/öldürüyorlar. Dijital araçlar da bunu kolaylaştırdı. Bence bu çok yanlış… Dijital farkındalık, manevi bağışıklık için son derece önemlidir. Dijital kapitalizmin esiri haline gelen insanların manevi bağışıklığı ortadan kalkar. Bizim bu süreçte fikrî bağımsızlığımızı, manevi bağımsızlığımızı koruma altına almamız gerekiyor. Beynimizi, kalbimizi bu dijital saldırılardan, dijital tasalluttan korumalıyız. Kalbimizin, zihnimizin, beynimizin hacklenmesine müsaade etmemeliyiz. Bu, manevi bağışıklığın ön şartlarından biridir.

Prof. Dr. Recep Şentürk konuşmasını, “Manevi bağışıklık bizim için son derece önemlidir. Biz Müslümanların bu manevi bağışıklığı koruma noktasında hassas olmamız ve sürekli üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Eğer böyle yaparsak, alacağımız diğer tedbirlerle birlikte, hem bu Koronavirüs sürecini hem de post-Koronavirüs sürecini çok daha sağlıklı bir şekilde geçirmiş oluruz” sözleriyle tamamladı.

“Üniversite Öğrencilerinin COVID-19 Sürecinin Doğru Yönetimi Konusunda Eğitilmesi ve Gençlerin Etkin Rol Almasının Sağlanarak Normalleşme Sürecine Katkı Sağlanması” eğitim programında konuşma yapan diğer isimler ve konuları için tıklayınız.

Eğitim Programının video kayıtları: https://www.youtube.com/playlist?list=PLw6oEl9Uz6M0eySGXbn_1TIG4RsvbFcbS

 

Recep Şentürk

Yıldız (*) işareti olan alanlar zorunludur