Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

Çarşamba Buluşmaları’nda Filistin’de Yaşananlar Tarihi Arka Planıyla Masaya Yatırıldı

14.12.2023
Çarşamba Buluşmaları’nda Filistin’de Yaşananlar Tarihi Arka Planıyla Masaya Yatırıldı
Üniversitemiz akademisyenlerinin Rektörümüz Prof. Atilla Arkan’ın da katılımları ile gerçekleştirdiği Çarşamba Buluşmaları’nın konusu, İşgal ve Direniş Arasında Filistin – İsrail Çatışmasının Siyasal Dönüşümü idi.

İbn Haldun Üniversitesi akademisyenleri 13 Aralık 2023 tarihinde Rektörümüz Prof. Atilla Arkan’ın da katılımlarıyla Çarşamba Buluşmaları’nı gerçekleştirdi. Üniversitemiz’in çeşitli bölümlerinden birçok akademisyenin aktif ve online katılım gösterdiği gelenekselleşmiş etkinlik, işgal ve direniş arasında Filistin – İsrail çatışmasının siyasal dönüşümünü ele aldı.  

Moderatörlüğünü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanımız Doç. Ali Aslan'ın yaptığı buluşmada Filistin – İsrail meselesine dair kronolojik ve ayrıntılı bir sunum gerçekleştiren Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyemiz Dr. Ahmet Yusuf Özdemir; çatışmanın kökenleri, soğuk savaş dönemi ve Filistin siyasi haritası, iki devletli çözüm ihtimalleri, 7 Ekim tarihinin nedenselliği ve çatışmanın durumunun bundan sonra ne olacağı gibi hayati noktalara değindiği sunumunda, akademisyen katılımcılara Filistin – İsrail çatışmasını anlamaya nereden başlanması gerektiğine dair bir yol haritası çizdi. 

Yolun Sonu Nereye Varacak?

1897 yılında İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen I. Yahudi Kongresi’nde Theodor Herzl’in öncülüğünde ismi ilk kez geçen “İsrail Devleti” tamlamasının geçen on yıllar içinde geldiği nokta ve Hamas’ın 1973 Yom Kippur Savaşı veya Arap – İsrail Savaşı veya Ekim Savaşı’nın ilk günü olan 7 Ekim’e atfen başlattığı düşünülen saldırılan arka planına değinen Dr. Özdemir; hali hazırda bebekler, kadınlar ve çocukların da içlerinde bulunduğu sivillerin vahşice ve insanlıktan yoksun bir şekilde öldürüldüğü çatışmaların nerede duracağı ve sıcak savaş sonrasında her bir ihtimal üzerinden nasıl bir sonuca varılabileceği hakkındaki tahminlerini katılımcılar ile paylaştı. 

7 Ekim saldırısı sonrasında İsrail’in bu saldırıyı bir bahaneye dönüştürerek tam anlamıyla bir yıkım politikasına giriştiğini ifade eden Özdemir, İsrail’in önce havadan, kısa bir süre sonra ise karadan başlattığı işgal hareketi 21. yüzyılın şimdiye kadar gördüğü en katliamlardan biri olarak tanımladı.

Herkesin akıllarındaki nihai soru olan sürecin nasıl ve nerede son bulacağı hakkında birkaç senaryodan söz etmenin mümkün olduğunu ekleyen Dr. Özdemir, bunlardan ilkinin aslında Siyonizm düşüncesinde de açıkça görüldüğü gibi toprağın üzerinde sadece Yahudilerin yaşadığı bir Filistin projesi olduğu İsrail'in orta ve uzun vadeli hedefinin Gazze'dekilerin Mısır'ın Sina Yarımadası'na, Batı Şeria'dakilerin ise Ürdün'e ve Doğu Şeria'ya sürgüne zorlanması olduğunu ifade etti. 

Özdemir, ikinci senaryonun İsrail’in kendisine tehdit gördüğü başta Hamas olmak üzere Filistinli silahlı direniş gruplarının Gazze'yi terk etmeleri olduğunu ancak lojistik bakımdan bunun nasıl mümkün olabileceği sorusuna ek olarak Filistin sivil halkı ile savaşçılar arasında nasıl ayrım yapılacağının da başka bir soru işareti olduğunu vurguladı. Filistin'in avantajlı çıktığı dolayısıyla İsrail'in yeni bir statükoya razı geldiği bir versiyonun her zaman masada olduğunu özellikle vurgulamak gerektiğinin altını çizen Dr. Özdemir, tüm bu ihtimaller ışığında Filistin'de yeni ve adil bir düzen kurulmadan dünya barışından söz edemeyeceğimizi ve bunun için de önümüzde uzun ve yorucu bir maraton olduğunu ifade etmenin yanlış olmayacağını belirterek sunumunu sonlandırdı. 

Rektörümüz Prof. Atilla Arkan ve akademisyen katılımcılar, Özdemir’e sunum sırasında Filistin – İsrail meselesine ilişkin sorularını iletme fırsatı da buldular. 

Fotoğraflar