“Bakışın Sınırları ve Ötesi” temasıyla düzenlenen İbn Haldun Akademi ’26, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü; psikoloji, musiki, fizik, felsefe ve sinema disiplinleri ile üçüncü haftayı geride bıraktı.
Oturumda yönetmen ve senarist Derviş Zaim ve Elif Eda ile Doç. Dr. Yusuf Ziya Gökçek, Prof. Dr. İsmail Arda Odabaşı hocamız moderatörlüğünde “Sinemanın Beslediği/Beslendiği Kaynaklar” başlıklı bir panel gerçekleştirdi. İnsanı ve insan ruhunu musiki geleneği üzerinden yorumlamamızı teşvik eden paylaşımlarıyla musiki sanatçısı Yüce Gümüş, “Musiki ile Ruhun Ufuklarını Genişletmek” söyleşisine teşrif etti. Öğretim üyemiz Prof. Dr. Enis Doko, “Fizik ve Felsefe Konuşan Filmler” seminerinde senaryosu fizik ve felsefe ışığında ilerleyen filmleri irdeleyerek felsefe ve fiziğin ilişkisini inceledi. Öğretim üyemiz Dr. Taha Burak Toprak, “Kavramların Ahlakı” seminerinde ruhun temel ihtiyaçlarını seyirciyle interaktif biçimde tartıştı.
Katılımcılarla interaktif yürütülen “Kavramların Ahlakı” semineri, “İnsanın temel psikolojik ihtiyaçları nelerdir?” sorusuyla başladı. Katılımcılardan çok sayıda cevap geldi. Tefekkür muhasebe tövbe ve tevekkül kavramları üzerinde duruldu. İnsanın fıtratından gelen psikolojik kavramlar yanı sıra; taşıdığı kalp, beden ve akıl ikliminden kaynaklanan özellik ve ihtiyaçlarına değinildi.
Hocamız “Kavramlar hayatımıza ahlaki boyuttan girmiyor; fakat girdikten sonra ahlaki anlam kazanıyorlar.” şeklinde değerli görüşünü sundu. Saygı kavramı da psikoloji ve ahlak boyutuyla ele alındı.
Prof. Dr. Enis Doko, fizik ve felsefenin birlikte işlendiği Arrival ve Solar bilimkurgu film örnekleri üzerinden insanların birbiriyle anlaşması, zaman ve gelecek algısı, kullanılan dilin bu olgular üzerindeki etkisi gibi meseleleri tartıştı.
Hocamıza göre dil; insanın olayları, zamanı ve çevresini nasıl algıladığını ve neyi odağına aldığını etkileyen bir yapı. Ayrıca, Einstein’ın özel görelilik kuramına göre zamanı algılayış biçimimiz ve geleceği hayat çizgimizde konumlandırdığımız yer kişiden kişiye ve toplumdan topluma fark ediyor.
Prof. Dr. Doko, konuşmasında Sisifos mitinden, Nietzsche’den ve çeşitli felsefi yaklaşımlardan da örneklerle konuya bakışımızı zenginleştirdi.
Musiki sanatçısı Yüce Gümüş; Türk musikisinin öneminden, zihne ve bedene olan etkisinden, icracılarının entelektüel tavrından bahsetti.
Söyleşide, musikinin ruhun ve kültürün önemli bir vasıtası olduğuna ve bu önemi yansıtabilen kişilerin az sayıda olduğuna vurgu yapıldı. Yalnız enstrüman icra edip kendini entelektüel birikimden yoksun bırakan müzisyenlerin, müziği ve müzisyenliği layığıyla ifade edemediği ifade edildi.
Palet Okulları kurucu temsilcisi olan sanatçı Gümüş, müzik kültürümüzün çok gelişmiş olmasına rağmen belli bir yaş grubunun altında müzik eğitimi veren okullarımızın olmayışı problemine değinerek, bu eksikliği Palet Okulları ile gidermeyi hedeflediklerini ifade etti.
Önemli yönetmenlerimiz Derviş Zaim ve Elif Eda ile sinema alanında öğretim görevlisi olan Doç. Dr. Yusuf Ziya Gökçek’in teşrif ettiği panelde sinemanın toplumun alışkanlıkları üzerindeki yönlendirici etkisi, sömürgecilikte sinema, edebiyat ve sinema, ve sinemada özgünlük kavramları tartışıldı.
Sinemada uzun yıllar Batı kaynaklı sömürgeci anlayışın sürmesi gerçeği üzerinde duruldu. Buradan hareketle, Türk kültürünün sunduğu malzemelerle özgün ve bizden bir sinemanın ortaya çıkabilme imkânı tartışıldı. Aynı konudan hareketle, sinemada “ötekine” tanınması gereken özgürlük sayesinde daha özgün ve çeşitli eserler verilebileceği vurgulandı. Aksi halde, mevcut tek tipleşmenin aynen devam etmesinin sinemacıların ve sinemanın potansiyelini daralttığı ifade edildi.