Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

İbn Haldun Akademi’de Sinemadan Psikolojiye Felsefeden Bilginin Tahkikine Önemli Konularla 4. Hafta Oturumlarını Geride Bıraktık

08.05.2026
İbn Haldun Akademi’de Sinemadan Psikolojiye Felsefeden Bilginin Tahkikine Önemli Konularla 4. Hafta Oturumlarını Geride Bıraktık
İbn Haldun Akademi ’26 programının dördüncü haftasında sinemada fizik ve felsefeden psikolojiye, modern dönemde bilgi dolaşımından ve tahkikin önemine birçok konu farklı pencerelerden ele alındı.

İbn Haldun Akademi’nin dördüncü hafta oturumları; Dr. Kln. Psk. Taha Burak Toprak ve Prof. Dr. Enis Doko’nun seminerleri, klinik psikolog ve yazar Nursena Balatekin’in söyleşisi ve Dr. Öğr. Üyesi Ali Kıvrak moderatörlüğünde yürütülen, Eski Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ile Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nihal Fırat Özdemir’in konuk olduğu panel ile, disiplinlerarası zengin konular ele alınarak 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü gerçekleştirildi.

İnsanın Özü, Kapasitesi ve İradesi

Dr. Kln. Psk. Taha Burak Toprak’ın konuşmacı olduğu “Kavramların Ahlakı” seminerinin ikinci oturumunda; özgüven, öz eleştiri ve öz şefkat gibi kavramlar üzerinden modern psikolojinin insan tanımı ile tasavvufun insan tanımı karşılaştırıldı; insanın kavramları algılayışı ile ahlak anlayışı arasındaki ilişki irdelendi.

“Gaye-i hayat, değerlerimizi ve ahlak dünyamızı şekillendirir.” değerlendirmesinde bulunan Toprak, insanın kendini tanıdığı takdirde hayattaki gayesini de tanıyacağını, bileceğini ve böylece bu gayesini gerçekleştirebileceğini belirtti. Toprak bu ilişkiyi açıklarken; değerlerin insanın ahlak algısını oluşturduğunu ve insanların, değerleri dünyaya verdiği anlama bağlı olarak sıraladığını ifade etti.

Seminerde güven ve özgüven kavramları üzerinde duruldu. İnsanın potansiyelini gerçekleştirebilmesi için kendine ve ortama güven duyma ihtiyacı vurgulandı. Tasavvufta kabul gören insanın “acziyeti” anlayışı ile özgüven arasındaki ilişki tartışıldı. Merkeze “ego”yu değil, “tevekkül” kavramını almanın gerekliliği vurgulandı.

Duygu ve İrade

Prof. Dr. Enis Doko’nun “Fizik ve Felsefe Konuşan Filmler” seminerinin ikinci oturumunda, “Interstellar” filminde fizik ve felsefeye yapılan atıflar, mitoloji ve inanç sembolizmi, akıl ve duygu ilişkisi konuşuldu.

Doko, “Interstellar” filmi üzerinden fizik biliminde kabul edilişine göre karadeliklerde zaman algısından bahsetti. Fizik yasalarının mekânda yer değiştirmemizi sınırlamaması, istediğimiz yere ve yöne hareket edebilme özgürlüğümüz olması; ancak zamanda öyle bir hareket özgürlüğümüz olmaması konuşuldu. Karadeliklerde ise bunun tam tersinin işlediği; zamanda hareket etme özgürlüğü varken mekânda hareket özgürlüğümüzün olmayacağı fizik verileri ışığında tartışıldı.

Seminerde, insanın zamanı algılayış biçimi ile duygu ve düşüncelerinin şekillenişinden bahsedildi. Duyguların insanın karar alma mekanizmasındaki işlevine örnekler verildi. Bu örnekler ışığında duyguların sağlıklı bir mantık yürütme mekanizması için de bir ihtiyaç olduğu ifade edildi.

Bütünün Parçası Olarak İnsan

Klinik psikolog ve yazar Nursena Balatekin, “Sebeplerin Ötesinde: Tevhid Nazarında Bakmak” başlıklı söyleşisinde insana modern psikoloji bağlamında yaklaşmakla tevhid nazarında yaklaşmak arasındaki farkı anlattı.

Tevhid nazarında insanın ruh, beden, akıl, kalp ve irade katmanlarıyla; insanın temellendiği bir ontoloji ışığında incelendiği belirtildi. Kişinin kendisi dışında var olan âlemi ve akışı görmesiyle önce o âlemi tanıması ve bunu takiben teslimiyeti ve güveni hissetmesi üzerinde duruldu.

Modern hayatta takınılan unvanların ve nefse bağlanan sebep-sonuçların yerini teslimiyete bırakması halinde kişinin kendini daha iyi tanıyacağı ve psikolojik olarak daha iyi bir konumda bulunabileceği ifade edildi.

Bilgi Arayışı ve Tahkik Meselesi

Eski Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ile Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nihal Fırat Özdemir’in konuk olduğu panelde; “entellektüel”, aydın, enformasyon, bilgi ve tahkik kavramları odaktaydı.

Prof. Dr. Nabi Avcı; bilginin, enformasyonun, yani malumatın, işe yarayacak şekilde işlenmiş hali olduğunu; bilginin üstünde ise hikmet kavramının yer aldığını ifade etti. Bilgi ile hikmet arasındaki farkın ise nicelik değil, nitelik boyutunda olduğunu belirtti. “Çok bilgili olursak hikmeti de buluruz düşüncesiyle bilgiyi ararken hikmeti kaybettik.” diyen Avcı, enformasyonu işleyerek bilgiye ulaşılabileceğini fakat bilgiyi işleyerek hikmete ulaşılamayacağını vurguladı. Bu ilişkiyi bilgi ve hikmet arasında nitelik farkıyla açıkladı.

Dr. Nihal Fırat Özdemir, bilginin dolaşımının tarihine değinerek bugünkü bilgi akışında görülen hızı vurguladı. Bu hızın, bilginin tahkikini nasıl etkilediğini tartıştı. Hızın kazandırdıkları yanında kaybettirdikleri arasında güven ve derinlik kavramlarının da olduğu, bu doğrultuda bilgiyi ayırt edebilme yetisinin kazandığı önem vurgulandı.

Okurun bilginin tahkikatını gerçekleştirmesi için bilgiyi ve kendini sorgulaması; akıştan haberdar olup ancak akışta kalmayıp akışa ek okumalar yapması önerildi. Kaynağın, niyetin ve bağlamın kontrol edilmesinin öneminin altı çizildi.

Dördüncü hafta oturumları, soru-cevap ve konuşmacılarımıza hediyelerinin takdimi ardından sona erdi.

Fotoğraflar